yöreselyemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yöreselyemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2010 Cuma

CANTIK

Bursa lezzetleri başlıklı yazımda sizlere cantık tarifi yazmamış ve bu tarifi evde denedikten sonra ayrıntılı bir tarif ekleyeceğimi belirtmiştim..Cantık nefis bir Bursa pidesidir.Bursaya dışardan gidenler genellikle İskender yemeye endekslendiklendikleri için Cantığı pas gecerler,ama bir kez yiyenin bir iki porsiyon daha ısmarladığı nefis bir şeydir.Bir iki porsiyon yazdığıma bakıp şaka yapıyorum sanmayın bu bir gerçek..Ama cantık bildiğiniz pide ölcülerinde değildir,biraz daha küçüktür ve içinde temel malzemeler oldugu ve çok yağlı olmadığı için de bir kaç adet yiyebilirsiniz..
Bir haftadır evde cantık denemelerim oluyor,eşimin yoğun tezahüratları eşliğinde..İlk başta yaptığım bir kaç denemeden pek memnun kalmadım ,ama son deneme gerçekten benden ve eşimden tam puan aldı.Gerçi küçük yeğenim biraz acı buldu ama bana göre mükemmeldi,bu arada eşim de evde bir cantık fırını açtığımı düşünmeye başladı maalesef,her akşam eve gelince ilk sözü "Akşam yemekte cantık vardır inş."oluyor.Bu pideyi yapmayı öğrenmek benim için iyi mi oldu,kötü mü karar veremiyorum:)))))Bu tarifi aynı zamnda yöresel lezzetler etkinliğine gönderiyorum..
MALZEMELER
1 bardak su
2kaşık sıvıyağ
tuz
1 kaşık maya
Aldığı kadar un
içi için
250 gr kıyma
1 adet soğan
1-2 adet domates
karabiber ,kırmızı biber,tuz
YAPILIŞ
Ilık su,tuz,sıvıyağ ve mayayı karıştırın.Yavaş yavaş un ekleyerek yumuşak bir hamur yapın.Hamuru bir süre mayalandırın.Sonra hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak yemek tabağı büyüklüğünde açın.
Diğer tarafta kıymaya ince doğranmış sogan ve domatesi ekleyin,tuz,karabiber,pulbiberi istediğiniz miktarda ilave edin.Domates bu içi sulandıracaktır ama yeterince sulu olmadığını düşünüyorsanız birkaç kaşık su ilave edebilirsiniz.
Açtığnız hamurun ortasına bu içten yeteri kadar bastırarak yerleştirin.Kenarlarının kabarması için biraz bekletin.Önceden ısıtılmış fırında kenarları kızarana kadar pişirin.-Riske atmamak için kenarlara yumurta sarısı sürebilirsiniz,ben sürmedim-
Çıkınca kenar kısımlarına tereyağ ilave edebilirsiniz,hem lezzeti hem de kokusu muhteşem olur..
NOT:Arkadaşlar size bir ititafım olacak ben bu cantıkları fırında pişirmedim..Birkaç aydır mutfağımın vazgeçilmez eşyası Esse deki bir indirimden aldığım Pizzaexpress ile pişirdim..Ben bu pizzaexpressi aldığımdan beri bütün pizzalar,yemekler onda pişiyor ve lezzeti süperrrr oluyor..

AFİYET OLSUNNN...



KEŞKEK

Bu sene İstanbula yaz gelmeyecek galiba...Hava sürekli yağmurlu,soğuk..Gerçi yağan yağmurlara kimsenin bir itirazı yok,barajlar doldu.Yine de, kış ortası arasıra yüzünü gösteren ve içimizi ısıtan kış güneşi, buralara hiç ugramadı,hatta baharda olduğumuzu düşünürsek bahar güneşi bile yok.Geçen hafta arkadaşlarla Beykoza gittik,lapa lapa yağan kar altında yolculugumuza devam edince nasıl şaşırdığımızı tahmin edemezsiniz.Havalar bu kadar soğuk ve yağışlı giderken içinizi ısıtacak bir yemek tarifi vereyim istedim.Gerçi bu yemeği ben yapmadım.Sevgili arkadaşım Tülin'in kayınvalidesi yaptı ve çok lezzetliydi.En güzel yanı da bu havalarda insanın içini ısıtması ve enerji vermesi..Sanırım herkesin anneannesinden,babaannesinden kalma bir keşkek tarifi vardır,bu da benim tarifim..Siz isterseniz yine de aile geleneğinize göre pişirebilirsiniz.
MALZEMELER
1 adet tavuk
1 kg.aşurelik bugday
tereyağ
kırmızı biber
isterseniz ceviz
YAPILIŞ
Bugdayı akşamdan ıslatın.Geniş bir tencerede kaynatın.Tavuğu da haşlayın.İyice haşlanınca etlerini tel tel ayırın.Bugday haşlanırken sürekli karıştırın ve tahta kaşığın arka tarafı ile iyice ezin.Et suyunu ve etleri ilave edin.Muhallebi kıvamında olması gerekiyor.İçine biraz tereyağı ekleyin.Sakız gibi olana kadar pişirmeye devam edin.Servis tabağına alın.İçine yeterli miktarda yağ koyduysanız sadece üzerine kırmızı biber (dilerseniz ceviz)serpin.Ya da kırmızı biber ve tereyağı birlikte eriterek üzerine gezdirin.
AFİYET OLSUN...

ETKİNLİK YE*27 KARADENİZ YEMEKLERİ

Etkinlik konusunun Karadeniz yemekleri oldugunu duyunca,ne yapacağımı düşündüm uzun uzun...Çünkü, Karadeniz mutfağı ,hakkında en az bilgiye sahip olduğum mutfak..Çocuklugum ,Üsküdarda Karadenizlilerin yoğun oldugu bir semtte geçmesine rağmen ve komşularımızla tabak tabak yiyecek alışverişimiz hiç bitmemesine rağmen üstelik..Çünkü çocuklar genel olarak annelerinin dışındaki kişilerin yaptığı yemekleri tatmak bile istemezler...İçinde erişteler olan bir sütlaç, ilginç geldiği için- tatlıyı çok sevdigim halde- tadına bile bakmamıştım mesela..Ya da omlete benzeyen ama içinde hamsi balıkları olan bir tabak için de benzer duyguları yaşayıp bu lezzete hayır demiştim..Sevgili Yeşim e bu ilginç konuyu seçtiği için teşekkür ediyorum ve değişik Karadeniz yemeklerini merakla bekledigimizi belirtmek istiyorum..Kolay gelsin..
HAMSİLİ PİLAV
Resim 008

Kızkardeşim karadeniz yemeklerini çok güzel yapar eee ne de olsa bir karadeniz gelini,bu tarif ondan tepsinin resmini çekeceklermiş ama pişince dayanamayıp yemeye başlamışlar bu resmi zor çekmişler...
1 adet soğan
bir miktar kuş üzümü
bir miktar çam fıstık
baharat
2 bardak pirinç
1,5 bardak su
1 kg.hamsi
Hamsiler güzelce ayıklanıp yıkanır,tepsinin dibi yağlanarak hamsiler dizilir,arasına yukardaki malzemelerle hazırlanan iç pilav konur-önce soğan 2 kaşık yağda sarartılır,iç pilavda soğan sevmiyorsanız koymayabilirsiniz,daha sonra fıstıklar eklenir,biraz daha kavrulur ve pirinçler ilave edilip kavurmaya devam edilir,sıcak su eklenip,üzümler de konarak kapağı kapatılır ve suyunu çekene kadar pişirilir- ve en üste tekrar hamsiler dizilir ve hamsiler iyice kızarana kadar yaklaşık 40 dk.fırında pişirilir.
AFİYET OLSUN
KUYMAK

PHOT0247Karadenizin bu ünlü yemeğini bir kaç kez yapmayı denedim ama hep bir şeyler eksik gibiydi,bugün sevgili arkadaşım Ayşenur bana bu kuymağı yapıp ikram etti,gerçekten çok beğendim.-Bu vesile ile şu anda Trabzonda olan canım arkadaşıma selamlarımı gönderiyorum- .Hep derim bazı yemekleri ne kadar yaparsanız yapın,o yörenin insanları gibi yapamazsınız,mesela içli köfte ,ara sıra yapmayı denerim ama insan içine çıkarmam pek..Bence içli köfte yapmak için Antepli filan olmak lazım..Kuymak ta böyle bir yemek.Ama kendimin neden o kalitede yapamadığını da buldum sanırım,her şeye çok az yağ koydugum için..Bunun özelligi yağ konusunda cimri davranılmaması bence...Tarife gelince..
Malzeme
2 kaşık trabzon tereyağı
2 kaşık zeytinyağı
bir miktar mısır unu-kişi başı 1 kaşık-
aynı miktar beyaz un
1-2 bardak kadar soguk su
erimeye uygun bir peynir-karadenizde bunun için satılan özel peynirler var,şu anda istanbulda pek çok markette satılıyor ama arkadaşımın yaptığı kuymakta trabzondan getirdigi yayla peyniri kullanmış-
ayrıca evde kalmış peynirler
YAPILIŞ
Yağları tavaya koyarak biraz kızdırın,içine mısır ununu katıp bir miktar kavurun.Mısır unu tahta kaşığın tersi ile iyice ezilir.İyice kavrulunca içine suyu ekleyin.Su miktarı aslında göz kararı,suyu eklediginiz zaman rahatça kaynaması lazım,sonra koyulaşıyor.Kaynamaya başlayınca yayla peynirini ilave edin,biraz karıştırın,kenarları kızarana kadar hızlı ateşte tutun,sonra ateşin altını kısabilrsiniz , bir müddet daha bekleyip,peynirler tavanın dibinde bir katman oluşturup hafif karamelize olana kadar bekleyin.Son olarak evde kalmış peynirlerinizi içine atıp onlar da erisin.Sıcak olarak servis yapın.Siz yine de benim tarifle yetinmeyip bir karadenizli arkadaş bulup onu yaparken izlerseniz daha iyi olur.
AFİYET OLSUN..

İÇLİ KÖFTE -KİTEL-



Bu güzel içli köfteler bu Ramazan gittiğim iftarlardan birinde ikram edilmişti..Hatta ben çok beğenince zarif ev sahibimiz paket yapıp diş kirası niyetine koca bir tabak eve yolladı..Her zaman değişik yemeklere önyargılı davranan eşimin bile büyük beğenisini kazanan bu kiteller gerçekten nefisti..Bu yemek benim için çok özel..Çocukken en sevdiğim yemeklerden biriydi..Kimi zaman annem,kimi zaman anneannem bazen de dedem yapardı ve biz hepsini de aynı zevkle yerdik..Hala da en çok beğendiğim lezzetlerden biridir.. Önce tarif sonra da sevgili Derya nın beni uzun bir süre önce davet ettiği ve bir türlü cevap yazamadığım sobeyi cevaplayayım...
MALZEMELER
-2 kase sever kitel-bu tarz içli köfte yapmak için mutlaka bu bulguru kullanmalısınız,baharatçılarda ve büyük marketlerde bu isimle bulabilirsiniz.
-1 kase köftelik ince bulgur
-500 gr.kıyma
-2 adet soğan
-1 kase haşlanmış pirinç-pilav da olabilir-
-1-2 kaşık tereyağı
Öncelikle soğanı incecik doğrayın,biraz yağ ilavesi ile kavurmaya başlayın.Sonra da kıymayı ilave edin,iyice kavrulunca dilediğiniz baharatları ilave edip biraz da haşlanmış pirinç ilave edin-isteğe bağlı-bu kıymalı harcı iyice sogutun.
Öte yanda bulgurun üzerine biraz sıcak su ekleyip yarım saat kadar bekletin..Sonra zaman zaman su ilave ederek macun kıvamını alana kadar iyice yoğurun.Hamurdan küçük parçalar kopararak elinizle olabildiği kadar ince açın,soğutulmuş harçtan bir miktar alarak içine koyun.Kapatarak ufo şekli verin.Başka bir şekilde verebilirsiniz tabi...Elinizle bastırarak kenarlarını inceltin..Hepsi bitince kaynamış suya atarak haşlayın.Yaklaşık 10 dk.kadar.Pişince su yüzüne çıkıyorlar...
Eveet gelelim sobeye...
Sobenin konusu ilginç aslında..Evde hoşa gitmeyen durumlar-ben biraz yumuşattım mı,yoksa evde nefret edilesi durumlar mıydı:)))-
-hava çok sıcaksa ve ütülenmesi gereken bir sürü gömlek varsa
-nefis pastalar,tatlılar yapmıssın üstelik bir iki saatte hepsini halletmissin ama mutfak tavana kadar bulaşık doluysa
-etrafta yapılması gereken bir sürü iş var ama benim canım fena halde pc başında ya da tv karşısında oturmak istiyorsa..."şimdi oldugu gibi:))"

işte bunlar benim canımı sıkan şeylerden birkaçı...Ben de bu sobeyi espirileri ile beni her zaman güldüren sevgili Hansa,Seda ve anne peri ye göndereyim...

BOŞNAK MANTISI

Uzun süredir tarifini aradığım,fakat bir türlü tam tarifi bulamadığım boşnak mantısını geçen hafta Yemekteyiz programında yarışan Boşnak asıllı yarışmacı yaptı.Farklı bir yöntem kullanarak yaptığı mantılar tabiki yarışmacılar tarafından beğenilmedi ama ben uzun süredir aradığım tarifi bulduğum için çok mutlu oldum.
MALZEMELER
2 kase un
bir miktar su
tuz
200 gr.kadar kıyma
1 adet soğan
bir miktar sıvıyağ
sos için:
Sarmısak ve yoğurt
2 kaşık domates salçası,1 kaşık yağ,tuz,fesleğen,karabiber
Un,tuz ve su ile bir hamur yapın.Bu hamuru en az bir saat dinlendirin.Hamuru beş altı parçaya açın.Daha sonra her bir parçayı merdane yardımı ile yaklaşık 30 cm.çapında açın.Açtığınız bu hamuru dörde kesin.Bir kaseye bir miktar sıvıyağ koyun ve hamuru bu yağa batırarak elinizle açabildiğiniz kadar açın.Daha sonra içine soğan,tuz,karabiber ve kıymayı birlikte yoğurarak hazırladğınız harçtan bir miktar koyun.Hamuru rulo haline getirin.Bu ruloyu dört veya beş parçaya kesin,kenarlarını alta getirerek birleştirin.Bunları bir tepsiye dizin.Hamurun tamamı bitince önceden ısıtılmış 180 derece fırında iyice kızarana kadar pişirin.
Fırından alınca servis yaparken üzerine sarmısaklı yoğurt ve salçalı sos dökün.
AFİYET OLSUN..

ŞEBİT-KAYSERİ-YAĞLAMASI


Yaşasın,artık iyileşmeye başladım.Nerdeyse bir hafta oldu ve ben hala kendime gelemedim,nasıl bir hastalıksa..Etrafta kimi görsem hasta bu aralar yani yalnız değilim.Zaten her zaman benimle birlikte olan dalgınlık ve uykusuzluk bu dönemde zirve yaptı.Blogu güncellemek için ne zaman internete girsem,ne yapacağımı unutup bir süre sonra çıkıyorum.Benim bu dalgınlık meselem hastalıkla alakalı değil aslında..Bu konu ile ilgili son yaşadığım örneği anlatayım size,ne kadar dalgın olduğuma siz karar verin.
Geçenlerde eve gelmek için otobüse bindim,bilenler bilir evim Beylikdüzü civarında,yani Edirne'ye gelmeden bir iki durak önce.Yol uzun,ne yapayım taktım cep telefonunun kulaklıklarını,hem dinlerim hem giderim diyorum.Karşımda oturan kendi halinde 2-3 kişi aralarında konuşuyorlar,gözüm takılıyor ara sıra..Düşünüyorum ne ilginç sağır-dilsiz insanlar ve dudak okuma yöntemi ile konuşuyorlar.Tüm otobüsün dudak okuma yöntemi ile konuştuğunu keşfetmem 10-15 dakikamı aldı,sonra da tek başına deli gibi gülmemek için zor tuttum kendimi tabi:))))Daha bunun gibi çok macera var bende de...Aklıma gelirse yazarım yine.
Bu arada sizlere nefis bir yemek tarifi yazayım,eğer hala gülümsüyorsanız bir de bu harika yemeği deneyerek gülümsemenizi katlayın.
Şebit Kayseri yöresinde lavaş ekmeğe benzer bir tür hamur işi.Mayalı hamurla yapılıyor.Bu yemeği Kayserili bir arkadaştan öğrendim.Bir ara sürekli yapıyordum.Sonra unutmuşum.Yemeği yaparken ayrıntılar için sevgili arkadaşım Şükran dan canlı yayın telefon desteği aldım.Harika oldu.Gerçi kendisinden hiç yemesem de Kayseri yemekleri ustası olduğunu bildiğim sevgili arkadaşım Şükrana bu güzel tarif için teşekkürler.
MALZEMELER
4-5 bardak un
su,tuz,maya
Kıymalı harç için
300 gr.kadar kıyma
soğan
biber
domates
2 kaşık salça
yağ
tuz,karabiber
servis için
yogurt ve sarmısak
Yapılış
Un,su,tuz ve maya ile yumuşak bir hamur yapın.Bir süre mayalandırın.Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak merdane yardımı ile tabak büyüklüğünde açın.Hamuru sacda veya teflon tavada pişirin.Tüm hamurları bu şekilde hazırlayarak pişirin.
Diğer yanda bir tencereye bir miktar yağ alın,sogan ve biberi ekleyerek kavurmaya başlayın,kıymayı ekleyin.Biraz kavrulunca dogranmış domatesleri ve iki kaşık kadar salçayı ekleyin.Tuz ve karabiber ekledikten sonra son olarak bir bardak kadar su ilave edin ve iyice pişirin.Sulu bir harç olması gerekiyor.
Sonra servis yapacağınız tabağa bir kat hamur bir kat kıymalı harç olacak şekilde dizmeye başlayın.En üste sarmısaklı yoğurt ekleyin.
Not:Son olarak hamurları dörde bölüyoruz.Yoğurda batırarak yiyoruz.
Not2:Bu yemegin hamurları önceden yapılabilir,hatta buzlukta saklanabilir.
AFİYET OLSUN...

4 Mart 2010 Perşembe

MIHLAMA

Bu yaz Samsuna yaptığım geziden sonra hakkında çok az bilgim olan Karadeniz mutfağı konusunda çok güzel şeyler öğrendim.Aslında sağlıklı ve lezzetli yemekleri olan bir yöre olduğunu biliyordum ama yine de Atasözünde dediği gibi,taş yerinde ağırmış.Yöresel bir mutfağı tanımak için o yöreye yapılan gezi çok etkili oluyormuş.Özellikle bizi evinde ağırlayan Necmiye teyzede yediğimiz mıhlama hakikaten şimdiye kadar yediklerim içinde en lezzetli olanlardan biriydi.Bu kadar basit yapılışı olan bir yemeğin bu kadar lezzetli olması çok ilginç aslında.Samsundan gelirken Necmiye teyzemin verdiği mısır unu hala bitmedi,aklımdayken mıhlama tarifi yazayım dedim,hem de mısır unumu kullanmış olurum.Gerçi mısır unu hala var ama Karadenizde mıhlama yaparken kullandıkları tereyağı ve peynir yok.Artık buradakilerle idare edeceğiz:((
3 kaşık mısır unu
2 kaşık beyaz un
3 kaşık tereyağı
1 kaşık sıvıyağ
biraz su
dilediğiniz çeşit uzayan bir peynir
Yağı eritin unu ve mısır ununu içine atarak biraz kavurun,üzerine bir bardak kadar su ilave edin.Peynirleri içine atın ve eriyene kadar karıştırın.Taze veya kızarmış ekmek,simit,galete ne isterseniz onunla birlikte servis yapın.
AFİYET OLSUN...

ALİ NAZİK

Bugünlerde hafif şeyler yemek gerektiğini düşünüyorum.Aşağıdaki yazıyı okuduysanız bunun sebebini biliyorsunuzdur:)))) Malum gözü her an üzerimde olan,hatta gece yatmadan dişlerini fırçalamayı unutma diyen bir yaşam koçum var artık:))))) Bu nedenle bir süre tatlı,pasta tarifi yazamayacağım herhalde...Eh ne yapayım ben de yazın her gün yesem bıkmayacağım şahane bir yemek tarifi vereyim size..Hem hafif,hem pratik,hem lezzetli..Bir yemekten daha ne beklenebilir ki..
MALZEMELER
1 adet soğan
300 gr. kıyma
2 kaşık salça
50 gr. ceviz
Yoğurtlu sos
1 kâse yoğurt
2 diş sarımsak
YAPILIŞ
Patlıcanları fırın veya ateşin üzerinde közleyin. Akan suyun altında kabuklarını soyun. Üzerlerine limon sıkın ve bıçakla iyice ezerek küçük parçalara ayırın. Sonra bir tavaya iki kaşık zeytinyağı alın patlıcanları da üzerine koyarak bir müddet soteleyin.
Kıymalı sos için, kıymayı 1-2 kaşık yağ ile birlikte tavaya alın, kavurmaya başlayın, daha sonra üzerine çok ince doğradığınız soğanı ilave edin. Salçayı da ilave ederek bir müddet daha kavurun. İyice kavrulduğuna emin olunca cevizi ekleyin, bir iki çevirdikten sonra kapatın.
Yoğurtlu sos için, yoğurdun içine ezilmiş sarımsağı ilave ederek iyice karıştırın.
Bir servis tabağına önce közlenmiş patlıcanları yayın, daha sonra üzerine yoğurtlu sosu ilave edin, son olarak kıymalı sosu ekleyin.
Not: Patlıcanları közlemek için közlemeç adı verilen pratik bir aparat var, büyük marketlerde satılıyor. Bunu kullanmanızı tavsiye ederim.
AFİYET OLSUN.

TENEKE KEBABI



Hafta sonu bir yakınımızın düğünü için Bursa'daydık.Bu aralar İstanbul çok sıcak olduğu için bu Bursa gezisi bana çok ilgi çekici gelmişti,fakat Bursa'ya gidince yanıldığımı anladım,çünkü İstanbulla kıyaslanmayacak kadar sıcaktı.Neyse ki çok sevdiğimiz aile dostlarımız,akrabalarımız bizi fazla bunaltmamak için Uludağ eteklerindeki yazlık evlerinde ağırladılar.Doğa gerçekten muhteşem.İstanbul da bu yeşilliğe hasret kalıyoruz aslında..
Yemekte ise bizlere daha önce de ikram ettikleri teneke kebabı vardı.Ama itiraf etmeliyim ki geçen seneden bu yana çok profesyonelleşmişler.Tavuk tek kelime ile olabileceği en güzel hale gelmişti,içimizde yemekten fenalaşanlar bile oldu:)))))Neyse daha fazla yazmayayım,sizi resimlerle başbaşa bırakayım.Tarif ise geçen senenin aynı,tavuk,teneke,çalıçırpı.(bu seneki çalı çırpı meselesinde evin gençleri Fatih ve Ömer Farukun büyük katkısı olmuş,söylemeden geçemeyeceğim ve sevgili Fatihe yeni girdiği ÖSS de başarılar diliyorum)



patates,pilav,salata ise bu güzelyemeğe eşlik ediyorlardı.Hepsi de birbirinden lezzetliydi.Ev sahibemize ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.. Masayı ise küçük Esma ve Serra birlikte hazırladılar,anlayacağınız herkesin katkısı olan mükemmel bir sofraydı.




SEMSEK YA DA PEYNİRLİ PİDE


Bugün sizlerle geçenlerde çok sevdigim bir doktor arkadaşımda yedigim, peynirli pidenin tarifini paylaşmak istiyorum.Bu pide güneydogu Anadolu yöresinde sık yapılan bir çeşitmiş ve gerçekten incecik hamuru ve içindeki peynirlerin enfes lezzeti ile pek çok pizzaya taş çıkartacak bir lezzet..Bilenleriniz vardır mutlaka ama tarif konusunda maalesef ben çok bilgi alamadım.Çünkü pideyi arkadaşımın annesi daha doğrusu büyük bir bölümünü mahalle fırını yapmış,çünkü o yörelerde adet böyleymiş.Pidenin içi evde hazırlanır,fırına götürülürmüş..
Yine de kısa bir tarif vermek gerekirse peynir,maydanoz gibi yeşillikler ve dilerseniz çok ince kıyılmış yeşil soğan karıştırılır,bir miktar zeytinyağı eklenir varsa mahallenizdeki pideciye götürün, yoksa da evde yapacağnız incecik mayalı bir hamurun içerisine bu peynirli karışımı yerleştirerek,önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN...

TAVUK İSKENDER..NOSTALJİ

İnanamıyorum nerdeyse bir yıl olmuş..Sevgili Ayşe yaklaşık bir yıl önce kafasında yeni ve farklı bir proje oldugundan bahsetmiş ve tasarladığı bu yeni etkinlik için benim bir yemeğin resmini kullanmak istediğini söylemişti..Çok sevinmiştim..ve hemen eklemişti bir sonraki etkinliği de sen yap..O günden beri bu yemeği ne zaman yapsam aklıma geçen yaz yaşadığımız o heyecanlı günler geliyor..
Sıcaktan bunaldığımız bu yaz günlerinde hafif ve farklı bir alternatif arıyorsanız diye bu yemeği tekrar ekleyeyim dedim.Tarif görüntünün güzelligi ile ters orantılı ,yani inanılmayacak kadar kolay.
Buzlukta dondurulmuş tavuk eti çıkarılır,yaklaşık 10 dk.sonra yaprak şeklinde kesebildiğiniz kadar ince dilimlere ayrılır ve teflon tavada biraz yağ ve dilediğiniz baharatlarla birlikte kızarıncaya kadar pişirilir.
Güzel bir servis tabağına-bu arada bir kez daha bana bu güzel tabağı Maraştan getiren sevgili arkadaşım Rukiye ye teşekkür edeyim-en alta pide dizilir,üzerine biraz domates sosu gezdirilir.Tavuk etleri yoğurt,ızgara domates ,biber,patates artık evde ne varsa birlikte servis yapılır.
AFİYET OLSUN...
Not:aynı tarifi etle de deneyebilirsiniz ,ama et tavuk kadar kolay pişmiyor haberiniz olsun..

BURSA LEZZETLERİ

Bir önceki yazımda sizlere Bursa'ya gittiğimi yazmıştım.Bu gezimizin sebebi eşimin teyzesinin kızının düğünüydü.Bu sebeple akrabalarımızda kaldık ve onların bize ikram ettiği nefis lezzetleri tattık.Bu yazıda sizlerle Bursa ya özgü bu lezzetleri paylaşmak istedim.Aslında nerede kalınır ,ne yenir gibi ekler yaparak Sevgili Zerrin'in cezvesine yollamak isterdim ama Bursa da eşimin o kadar çok akrabası var ki,dışarda kalmaya ve yemek yemeye imkanımız yok:))))En güzel resmi en üste aldım ama onunla ilgili ayrıntılı bir yazıyı sizle paylaşmak istedigim için şimdilik sadece resmini yayınlıyorum,bu güzel lezzeti en kısa zamanda evde deneyerek püf noktalarını size anlatacağım.Bu güzel yiyeceğin adı CANTIK..Nefis bir kıymalı pide..
Pek yakındaaa.....
Nefis Bursa şeftalileri ile başlamaya ne dersiniz.Yani orda şeftalileri tadınca ,İstanbul da ne kadar şanssız olduğumuzu bir kere daha anladım..
Bu kutudan ne çıkacak dersiniz?????????????

işteeee....cevizli bursa lokumu..İçinde cevizler olan ,üstü susam kaplı müthiş bir lezzet.Bunları kutulayıp bu şekilde kına gecesinde dağıtıyorlar. Aşağıda resmini gördüğünüz ise Tahinli pide..Bursa da genellikle kahvaltılarda tüketiliyor.Oradaki küçük büyük bütün fırınlarda satılıyor.İnce ve yumuşak hamuru,üzerindeki tahinin şekerle karışımı mükemmel...
veeee nefisss kıymalı börek..Bu da Bursa da kahvaltılarının değişmez bir yiyeceği.Bu tarz börek yapan pek çok fırın var.Hangi akrabadaysak genellikle aynı tarz börek yediğimiz için sanırım en yakındaki fırından alıyor ve hemen hepsi de aynı kalitede...
Yorumları okuyordum da herkes kestane şekeri nerde diye sormuş..ee ben sadece bu gidişimizde yediklerimizi fotoğraflamıştım ama arkadaşları kırmayayım ve daha önce kendi yaptığım kestane şekeri fotosunu da ekleyeyim dedim...

İşte bir Bursa gezisinden geriye kalanlar..eee serde yemek yazarlığı olunca,"yediğin içtiğin senin olsun bize gördüklerini anlat "sözünün tam tersini yapmış olduk..Size de tavsiye ederim.