kadın bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2010 Perşembe

Ortadan ikiye çatlamayın!

Ortadan ikiye çatlamayın!

Çoğu zaman zayıflamanın bedeli olarak karşınıza çıkan çatlaklar, vücuttaki sarkmalar ve gevşemeler, aynı zamanda hamilelik süreci yaşayan kadınların doğum sonrasında mücadele ettiği en önemli estetik sorunlardan biridir.






Vücudun sağlıklı ve formda görünümünü bozan ona olduğundan yaşlı anlamlar yükleyen bu iki sorunun önemli nedenlerinin başında, ani ve aşırı kilo değişimlerinin geldiğini hatırlatan Dr. İsmail Ağar, soruna yönelik tedavilerden önce kişilerin diyet uygulamalarında ve beslenme programlarında bilinçli yaklaşım prensibinin unutulmaması gerektiğini belirtiyor. Sarkma ve gevşemelerin sorumlularından biri olan sağlıksız diyetler ve ani kilo alıp vermeler, vücudun formda ve dinç görünümüne darbe vurarak deformasyonuna sebep oluyor.

SARKMA

Vücut enerji üretimi için proteine ihtiyaç duyar. Yeterli protein alamayan vücut kas yapamaz. Bu durumda protein ihtiyacını karşılamak için kas proteinlerinden kullanmaya başlar ve bu durum kas dokusu gevşemeleri sonrasındaki sarkmalara neden olur. Ani kilo kayıplarında sıkça karşılaşılan bu sorunda protein zafiyeti kas dokusunda gevşemeye yol açarak kas hücrelerinin kaybına neden olur.

PROTEİNDE DENGE

Protein vücut sağlığı için çok önemli bir yere sahip olsa da aldığınız besinlerde protein dengesi vücut için çok önemli bir faktördür. Unutulmaması gereken, protein eksiği kadar, fazlasının da hasarlara neden olabileceğidir. Yüksek proteinli besinlerin yağı genellikle çok olduğundan kandaki yağ ve kolesterol oranı yükselir. Bu ise damar sertliği, kalp krizi, göğüs ve kalın bağırsak kanserlerine yol açabilir. Dokuların yenilenmesinde, yaraların kapanmasında saçta ve ciltte büyük rol oynayan protein eksiğinden kaçınmak kadar fazlasından da sakınmak gerektiğini unutmamak gerekir.

ÇATLAKLAR

Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Neredeyse her üç kadından birinde görülen vücut çatlaklarının başlıca sebepleri arasında ani kilo değişimleri ve doğum gibi sebepler bulunur. Cildin derm tabakasındaki çizgisel atrofinin yani dokunun hasar görmesine bağlı olarak oluşur. Cildin aşırı gerilimi sonucu derideki elastik dokunun kırılmasıyla ortaya çıkan çatlak görünümler, zaman içinde kişiyi rahatsız edici boyutlara ulaşır. Çatlaklara çözüm arayan pek çok insan, tedavi yöntemlerinin sınırlı sonuçlarından ötürü, yeterli tatmin alamadıklarından şikayet eder.
ÇATLAKLARIN OLUŞMASINI ENGELLEYİN
• Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçınmalısınız. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.
• Cildin elastikiyetini kazanması için yumuşatıcı yağlar. A, E ve F vitamini, kolajen, elastin ve hyalüronik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.
• Çok dar giysiler giymemeye özen göstermelisiniz. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek. cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.
• Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biridir. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için. yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntemdi

tavsiyeler............

Tavsiyeler & İpuçları

Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalkıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir.

Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Buzlu dudak kremi
Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.

Vücudunuza özen gösterin
Asla unutmayın: güneş sayesinde elde ettiğiniz bronz ten zamanla kaybolacaktır ancak güneşin verdiği zararları cildiniz asla unutmayacaktır. Güneşin tadını çıkartın ancak fazla da güneşin altında kalmayın!

Çocukların ciltleri, yetişkinlerin ciltlerinden daha incedir ve bu nedenle güneşe karşı daha hassastırlar. Çocuklarınızda her zaman yüksek bir güneşten koruma faktörüne (SPF 15 veya daha yukarısı) sahip ürünler kullanın ve bu ürünleri de çocuklarınıza sıkça uygulayın.

Güneşten koruma faktörü, ilgili ürünü kullanırken güneş yanığına maruz kalmadan güneşin altında ne kadar süreyle kalabileceğinizi belirtir. Güneşin altında yanmadan yaklaşık 10 dakika kalabileceğinizi tahmin edersek SPF 6, güneşin altında 10x6=60 dakika yanmadan kalabilmenizi sağlar.

Birçok insan, mümkün olan en iyi korumayı elde etmek için kullanmaları gereken güneş kremi miktarının genelde yarısını kullanmaktadırlar. Yetişkin bir insan, yüzü ve vücudunda yaklaşık bir desilitre güneş kremi kullanmalıdır!

Güneş ürünleri, uzun süre dayanıklı ürünler değillerdir ve bu nedenle her yıl yenileriyle değiştirilmelidirler.
Ayrıca kilonuzun sıkça değişmesi cildinize hasar vereceğinden kilonuzu kontrol etmeniz gereklidir.
Bunların yanısıra düzenli bir vücut masajı da vücudunuzun tonlanmasına ve kan dolaşımının iyileşmesine yardımcı olacaktır.

Koku önerileri
Cildiniz üzerinde bir koku denerken bu kokuyu koklamadan önce birkaç saniyeliğine kurumasına izin verin. Parfümün sahip olduğu kokuyu tam manasıyla yayabilmesi için bir müddet serbest bırakılması çok önemlidir.

Parfümü cildiniz üzerinde sürtmeyin çünkü sürtme işlemi neticesinde hassas koku molekülleri zarar görecektir.
Baharatlı bir gıdanın veya sarımsağın yenmesi, parfümün cildiniz üzerindeki kokusunu değiştirebilir!

Parfümler çabuk bozulan maddelerdir ve bu nedenle parfümlerin saklanması çok önemlidir. Parfüm şişesini doğrudan güneş ışığı alabilecek yerlerde veya soğuk bir buzdolabının içinde saklamayın çünkü bu, parfümün kokusuna zarar verebilir. En sevdiğiniz parfümünüzü kutusuyla birlikte ne çok soğuk ne de çok sıcak olmayan bir yerde bulundurun.

BAKIMLI CILT ICIN 10 ONERI

BAKIMLI CILT ICIN 10 ONERI
(Bu yazı toplam 15874 defa okundu)

Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen cildinizin güzelliğine her zaman önem vermeniz gerekir. Cildinizi çevrenin olumsuz etkilerinden, kurumalardan ve dökülmelerden aşağıdaki 10 yöntemle koruyabilirsiniz.

1. Sıcağa karşı daha dayanıklı olun.

Yaz havaları vücudun yağ düzenini bozar. Bu sorunu halletmek için az yağlı cilt temizleyicileri, nemlendiricileri ve fondotenleri tercih edin. Cildiniz hala çok yağlıysa, yüzünüzün T bölgesini (alın, burun ve çene) alkolsüz tonikle her sabah temizleyin.

2. Parlatıcı kullanın.

Kozmetik dükkanları parlatıcı ürünlerle dolup taşıyor. Sizde vücudunuzun ölü derisinin daha kolay dökülmesini ve daha ferah hissetmenizi sağlayacak C vitamini veya alfa hidroksitasit içeren temizleyizi veya nemlendiricileri kullanarak daha bakımlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

3. Güneşin zararlı etkilerinden korunun.

Çoktan yanmış olsanız veya hava kapalı olsa bile hergün 15 veya üzeri koruma faktörlü nemlendiricilerden kullanın. Eğer tercih ettiğiniz nemlendirici koruma faktörlü değilse nemlendiricinin üzerine az yağlı sunscreen sürebilirsiniz.

4. Doğru sunscreen i seçin.

Gününüzü dışarıda güneşin altında geçirecekseniz cildinizi UVA ve UVB ışınlarından yeterince koruduğunuza emin olmanız gerekir. Bunu titanyumdioksit, demiroksit ve parson 1789 içeren az yağlı ürünler kullanarak sağlayabilirsiniz. Ürünü cildinizin yeterince absorplayabilmesi için dışarı çıkmadan yarım saat önce sürün.

5. Dudaklarınıza da bakım yapın.

Dudaklar vücudun güneşe karşı en hassas bölgesidir. Dudaklarınızı güneşin olumsuz etkilerinden korumak için rujunuzun sürmeden önce SPF içeren dudak merhemi kullanabilirsiniz veya SPFli rujları tercih edebilirsiniz.

6. Vücudunuzun verebileceği olumsuz tepkileri engelleyin.

Güneşten korunmanızı sağlayacak ağır kremler gözeneklerinizin kapanmasını ve bunun cildinizi olumsuz etkilemesini sağlayabilir. Cildinizi düzenli olarak vücut şampuanlarıyla temizleyin. Banyo tuzları da vücudunuzun ölü hücrelerini uzaklaştıracağından iyi bir temizlik sağlayabilir.

7. Baştan ayağa nemlendirici kullanın.

Her duştan sonra vücudunuz ıslakken vücut losyonu sürün ve sonra hafifçe kurulayın. Fazla yüzen biriyseniz klorun ve tuzlu suyun kurutucu etkisini azaltmak için petrolatum veya kakao yağı içeren hidratlı nemlendiricileri tercih edebilirsiniz.

8. Bacaklarınızı tahrişlerden koruyun.

Bacaklarınızı traş etmek yaz aylarında bir zorunluluk. Fakat bacaklarınızda bulunan yaraların daha da tahriş olmasına sebep olabilir. Banyo yaparken değil de duş aldığınızda bacaklarınızı traş ederek cildin kabarıp tüyleri saklamasını engelleyebilirsiniz. Sabun yerine vücut şampuanlarını kullanarak cildinizin daha yumuşak ve kaygan olmasını sağlayabilirsiniz.

9. Bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyin.

Traş edilerek ya da ağdayla alınan tüyler uzamaya başladıklarında bikini bölgenizin çirkin görünmesini sağlayabilir. Tüy dökücü kremler kullanarak tüylerin kökten değil de yüzeyden alınmasını sağlayabilir, bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyebilirsiniz.

10. Bronzlaştırıcı kullanın.

Son dönemde kullanımı yaygınlaşan bronzlaştırıcılar kullanım ve görünüm açısından daha iyi sonuçlar veriyor. Bronzlaştıcıları önce vücudunuzun ufak bir bölgesinde kontrol ettikten sonra vücudunuza uygulayın. Sonuç istediğiniz gibiyse ürünü bir pamuk yardımıyla vücudunuza iyice sürün.

Güzellikle İlgili Sorular ve Cevapları

Güzellikle İlgili Sorular ve Cevapları

Doğal Önerilerle Güzellik
"Uzmanından tüm vücudunuz için doğal bakim ve koruma önerileri.. Okumak için tıklayın!"
Diane Irons'ın 'Dünyanın en gizli güzellik sırları' adlı kitabından kadınların en sık sordukları sorular ve yanıtlarını derledik.

İşte kadınların güzelik konusunda merak ettiği ve sıkça sordukları sorular ile yanıtları..

Gözlerinize kalemi nasıl düz çekebilirsiniz?
Aynaya iyice yaklaşın, göz kapağınızı içinde dışa doğru hafifçe çekerek gergin bir zemin oluşturun. Göz kaleminizi kirpiklerinizin dibinden düz şekilde sürün.

Büyük gözeneklerinizi nasıl kapatırsınız?
Yüzünüzü temizledikten sonra gözenekleri sıkılaştırmak için tonik uygulayın. Yağsız bir fondöten tercih edin. Büyük pudra fırçası ile pudranızı sürün.

Bacakların tıraştan sonra kızarmaması için ne yapmalısınız?
Tıraş etmeden önce bir kese ya da kalın bir bezle bacaklarınızı keselemeyi deneyin.

Parfümünüz uzun süre nasıl kalıcı olur?

Parfümünüzün duş jeliyle yıkanın. Saçlarınızı aynı kokuyu veren şampaunla yıkayın. Aynı parfümün vücut losyonunu kullanın. Son olarak parfümünüzü boynunuza, bileklerinize sürün.

Nemlendirici seçerken nasıl karar verebilirsiniz?
Nemlendiricilerin etiketlerini okuyun. İçindeki malzemelerini anlamaya çalışın. Diğer farklı markaların ürünleriyle karşılaştırın. Cildinize uygun olanına göre karar verin.

Saçı kısa kestirmek saçınızın uzamasını sağlar mı?
Saçlarınızı kısa kestirmek saçlarınızın çabuk uzamasını sağlamaz ancak düzenli kestirmek saçlarınızın uçlarının daha güçlü ve kalın olmasını sağlar.

Aynı parfüm neden herkeste farklı kokuyor?

İnsanların vücut kimyaları farklıdır. Bazıları parfüme tepki verebilir. Parfüm almadan önce mutlaka test edilmeli ve 20 dakika sonra satın alıp almamaya karar verilmeli.

Ten rengi çorap alırken neye dikkat etmeli?
Ten rengi çorap seçiminin sırrı, çorabın renginin kolunuzun rengi ile uygun olmasıdır. Birçok kadın bacaklarına bakarak ten rengi çorap aldığı için bacak vücudun diğer taraflarından daha açık görünür.

Büyük beden kadınlar nasıl pantolon seçmeli?

Elastik beli olan pantolonlardan almayın. Düz kemerli ve dökümlü kumaştan hazırlanan pantolonları tercih edin.

Dudaklarınızın kurumasını naısl önlersiniz?
Bol su için ve biraz bal sürün. Bal sadece cildinizinemlendirmez, aynı zamanda cildi korur.

Kaşlarınızı nasıl güzel alırsınız?
Bir kalemi burnunuzun yanından dik açıyla kaşınıza doğru tutun. Kalemin kaşa değidiği nokta kaşınızın başlama noktasıdır. Bu bölgenin dışındaki kılları cımbızla alın.

Her zaman manikürlü gibiHer zaman manikürlü gibi

Her zaman manikürlü gibiHer zaman manikürlü gibi

Tırnaklarınızın bakımlı görünmesini en çabuk ve en kolay yolu oje sürmekten geçmiyor. Tırnak parlatma törpüsüyle tırnaklarınızı canlandırın, tırnak diplerinize kütikül kremi sürün. Ve işlem tamam! Çantanızda da şeffaf parlatıcı bir oje bulundurun.

İşyerinizdeki çekmecenizde, başucunuzdaki komodinin üzerinde, çantanızda bir kütikül yağı veya yoğun nem veren bir el kremi bulundurmak, ellerinizin ve tırnaklarınızın her zaman bakımlı görünmesi için çok önemlidir.

Klasik bejler ve açık pembelerin modası hiçbir zaman geçmez ve her ortama uyum sağlar. Ama çok koyu renkli ojeler şu sıralar hiç olmadığı kadar moda. Koyu mürdüm tonlarından, patlıcan moruna kadar uzanan renk skalası ellere çarpıcı bir görünüm veriyor. Unutmayın, koyu renk oje sürmenin tek şartı kısa tırnaklar. Ayrıca koyu renk ojelerle en yakışan tırnak tipi; hafif oval, kenarları küt olanlardır.

27.01.2008

Kaynak : Sabah

Botox® nedir?

Botox® nedir?

Clostridium botulinum isimli bakterinin saldığı bir toksinin laboratuar şartlarında işlenerek sistemik etkisinin ortadan kaldırılmış halidir.

2- Botox nasıl etki eder?
Botox farmakolojik olarak sinir-kas bileşkesinde iletimi bloke eder. Kırışıklığa neden olan mimik kasının gücünü azaltarak kırışıklığın oluşma mekanizmasını bozar. Tıpta sadece kırışıklık tedavisi dışında hiperhidrosis( aşırı terleme), spastisite ve tik tedavisinde de yıllardır güvenle uygulanan FDA onaylı bir ilaçtır.

3- Estetik amaçla yüzde hangi bölgelere Botox uygulanır?
1-Alın 2-Glabella 3-Kazayağı çizgileri 4-Burun üstü 5-Dudak üstü çizgiler (tavsiye edilmez) 6-Ağız kenarı (tavsiye edilmez) 7-Çene 8-Boyun çizgileri 9- Kaş kaldırma 10-Hiperhidroz (aşırı terleme) tedavisi


4-Botox nasıl uygulanır?

Uygulanacak sahaya çok ince bir iğne ile zerk edilerek uygulanır.
5- Botox uygulanması ağrılı bir işlem midir?

Uygulama çok ince bir iğne ile yapılacağı için ağrısız olduğu söylenemez . DM (Şeker hastalığı) hastalarının kendilerine insulin enjekte ettiği iğneler gibi ince olduğu için tahammül sınırlarınızı zorlamaz.

6- Kırışıklıklar ne zaman kaybolur?
Uygulamadan 48 – 72 saat sonrasına kadar bir değişiklik beklemeyin. En erken 48 saat sonra etkisi çıkmaya başlar. 7 gün kadar sonra maksimum etki ortaya çıkar.

7- Botox ile kaşlarım kaldırılır mı?
Botox‘un, kaşların indirilmesini sağlayan kaslar içine enjekte edilmesi ile, kaşları kaldıran kaslar rölatif olarak hakim duruma geldiğiden, kaşlar ortalama 2-5 mm. kadar yukarı kalkmaktadır. Bu sayede herhangi bir cerrahi girişime gerek kalmaksızın istenilen kaş kaldırma etkisi sağlanabilmektedir

8- Etkisi ne kadar sürer?
Uygulamadan itibaren 4.5-6 ay etki devam eder. Sonra yeniden uygulanmasında bir risk yoktur. Arka arkaya 6 ay ara ile 6 kez uygulama sonrası etki kısmen kalıcı olur ve daha sonraki dönemde 1-1.5 yılda bir botox uygulaması yeterli olur.

9- Botox ile aşırı terleme tedavi edilebilir mi?
Terleme fizyolojik bir olay olmakla birlikte özellikle aşırı olduğunda insanın sosyal ve buna bağlı olarak ruhsal hayatını etkilemektedir. Bu nedenle aşırı terleme, eğer kişi tarafından huzursuz edici olarak bulunuyorsa altı aylık periyodik botox uygulamaları ile terleme problemi tamamen hayatından çıkabilmektedir. Botox ile terleyen bölgedeki ter bezlerinin çalışmasını kontrol eden sinirlerin 3-6 ay boyunca geçici olarak paraliziye uğratılması ( felç edilmesi ) yoluyla bu bölgedeki ter bezlerinin salgı yapması büyük ölçüde engellenebilmektedir.

10- Botox’un mimikleri bozar mı?
Yanlış doz ayarlanması ve uygun olmayan yerlere yapılan enjeksiyonlar sonrası beklenmeyen kusurlar olabilir. Tecrübe sahibi, uzman doktorların uygulamalarında bu tip sorunlar beklenmez.Enjeksiyon yapılan yerlerde birkaç gün devam eden morluk, geçici başağrısı nadir görülebilen durumlardır.

11- Botox'un kontrendike olduğu durumlar nelerdir?
İlaca karşı bilinen duyarlılıkMiyastenia gravisEaton Lambert sendromuMotor nöron hastalığıAminoglikozid antibiyotik tedavisiHamile ya da emzirme süresince (bu alanda güvenilirliğini kanıtlayan çalışmalar henüz yapılmamıştır).

http://www.estetikcerrahi.gen.tr/index.php?ID=1169 alıntıdır

15 dakikada düz fön

15 dakikada düz fön




15 dakikada düz fön
Saçlarınız orta uzunluktaysa ve fazla kıvırcık değilse düz fön için kuaföre gitmenize gerek yok.

Birinci adım

Saçlarınızı yıkadıktan sonra biraz nemini almak için kurutmalısınız. Kuruturken saçlarınızı kırmayacak yumuşak bir fırçayla bir yandan taramanızda fayda var.

İkinci ve üçüncü adım

Saçlarınızın tepesinden bir tutamı tokayla tutturun.Böylece hareket alanınız genişleyecektir. Yanlarını dipten uca doğru saç kurutma makinesi yada saç düzleştirici makineler yardımıyla fön çekerek şekillendirin. Tüm işlemi bitirmeden uçlarını bir kez daha fönle düzleştirin. Çünkü saçın en çabuk yıpranan ve darbe alan kısımları uç kısımlardır.

Dördüncü adım

Sıra, saçlarınızın arkasına geldiğinde öncelikle tepeden topladığınız saçlarınızın ensede kalan kısmına fön çekmelisiniz .

Beşinci adım

İşte son kısım! Başınızın tepe kısmında kalan saçlarınızı en son ve en yoğun şekilde fönlemelisiniz.


http://kadinveguzellik.blogcu.com/ dan izni ile alınmıştır

Estetik Yaptıracaksanız Sigarayı Bırakın



Estetik Yaptıracaksanız Sigarayı Bırakın

19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Karacalar, sigara içenlerde yapılan estetik operasyonlarda bazı problemler yaşandığını söyledi.
Prof. Dr. Karacalar, sigara içenlerde yapılan estetik operasyonlarda bazı problemler yaşandığını söyledi Karacalar, tek sigarının bile dokulara giden kan akımını yüzde 42 oranında azalttığını belirterek, şöyle konuştu: “Yüz, alın, karın, bacak germe ile meme küçültme ve büyütme gibi derinin beslenmesi üzerine fazladan yük getiren girişimlerde hasta sigara kullanıyorsa dokunun bir bölümünün yaşamını sürdürememesi ile sonuçlanan ciddi problemler ortaya çıkabiliyor.” Nikotinin deriye giden kan damarlarının çapını azalttığını söyleyen Karacalar şöyle devam etti: “Sigara, kanın akışkanlığını bozarak deriye giden kan akımını yavaşlatıyor. Bu nedenle operasyon sonrası sigara içenlerin yara izleri deride daha geniş kalır. Estetik ameliyatı olacaklara operasyondan en az bir hafta önce sigarayı bırakmalarını öneriyoruz.” Vatan

EVDE SAÇ BOYAMA TEKNİKLERİ

EVDE SAÇ BOYAMA TEKNİKLERİ

Her kadın aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek ister. Bunun da en kolay yolu saç rengini değiştirmektir.


Ancak çalışan kadınlar için kuaförde zaman harcamak, bir başka zamandan çalmak anlamına geldiği için çoğu kez böylesi değişiklikler arka plana atılır. Bu nedenle artık her gün daha fazla kadın gerek zamandan ve paradan tasarruf etmek, gerekse sadece denemek amacıyla saçını evde boyamayı tercih ediyor. Siz de markette dolaşırken saç boyası reyonunda takılıp bir türlü karar veremeyenlerdenseniz, işte size mükemmel sonuçlar elde etmenin püf noktaları!


Seçiminizi iyi yapın

Daha önce hiç kalıcı boya denemediyseniz önce geçici bir boya seçmeniz iyi olacaktır. Böylece beğenmediğiniz bir sonuç aldığınızda geri dönmeniz kolaylaşır. Teninize uyacak ve doğal saç renginizden iki ya da üç ton koyu olacak bir renk seçin. Beyazlık ya da grilikleri de dikkate alırsanız, birkaç ton koyuluk iyi bir kapatma görevi görecektir. Aksi takdirde bu bölgelerde ilginç turunculuklarınız olabilir.


Kendinizi hazır hissettiğiniz anda adım adım uygulamaya geçebilirsiniz:


1- Saçlarınızın durumunu değerlendirin

Saçınızı boyamadan önce, ne halde olduklarını kontrol edin. Saçınız ne kadar sağlıklı olursa, alacağınız sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle boyama işlemini gerçekleştirmeden önceki hafta, saçınıza birkaç kez bakım yapın. İçinde, saçları güçlendiren B vitamini, pantenol, E vitamini, avokado veya Hindistan cevizi yağı gibi nemlendirici maddeler bulunduran ürünleri deneyin. Eğer saçlarınız çok kuru ve yıpranmışsa ve kırıklar varsa, o zaman saçı boyamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Saçlarınızı biraz kestirip, bir süre bakım uygulamak ve boyayı sonraya bırakmak daha iyi olacaktır. Saçlarınızı boyadıktan sonra da ayda iki kez bakım yapmaya devam edin.


2- Doğru rengi seçin

Başarının anahtarı doğru rengi seçmektir. Parlak gün ışığında doğal saç renginize iyice bakın. Daha sonra gözlerinize ve cilt renginize uyan, bunları tamamlayan bir renk seçin. Örneğin; eğer cildiniz sarımsı veya buğday tonlarındaysa o zaman kırmızı, kestane rengi, bakır veya kızıl - kahve tonlarını tercih edebilirsiniz. Cildiniz beyaz veya kırmızıysa, o zaman küllü renkleri ve bej tonlarını deneyin.


3- Bir yöntem belirleyin

Profesyoneller, yarı kalıcı veya yıkanınca çıkan boyalarla başlamayı öneriyor. Bunlar daha hafif ürünlerdir ve genelde 28 yıkamaya kadar dayanırlar. Kalıcı boya istiyorsanız, damlamayan formülleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kurumuş olan uçlar için, boya öncesi bakım paketi olanları tercih edebilirsiniz. Boyamaya başlamadan önce, kutu üzerindeki talimatları mutlaka okuyun. Böylece uygulamanız daha kolay olur ve alerji olasılığını da düşürebilirsiniz.


4- Rengi korumak için

Saçınızı boyayıp şekil verdikten sonra, elde ettiğiniz rengi korumak isteyeceksiniz. Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için güneş ve klordan uzak durun, saç kurutma makinesi, fön ve maşa gibi sıcaklığı çok yayan aletleri fazla kullanmaktan kaçının. Bunlar hem rengin atmasına hem de saçın yıpranmasına neden olurlar. Saçınızı parlak ve nemli tutmak için, özellikle boyalı saçlar için üretilmiş şampuan, saç kremi ve bakım ürünlerini uygulayın.


Bunlara dikkat:

  • Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun.

  • Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun.

  • Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın.

  • Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.

  • Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.

  • Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.

  • Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.

  • Rengin tutması için saati ayarlayın.

Bunlardan kaçının:

  • Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın. Aksi takdirde saçınız turuncu olur.

  • Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.

  • Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyebilirsiniz.

Saç boyalarının özellikleri

Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.


Doğal boyaların özelliği; sena ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.


Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.


Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta 'havuç turuncusu' gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.


Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun sürer. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.


Alıntıdır

3 Mart 2010 Çarşamba

botox nedirrrrr

botox nedirrrrr

Botox® nedir?
Clostridium botulinum isimli bakterinin saldığı bir toksinin laboratuar şartlarında işlenerek sistemik etkisinin ortadan kaldırılmış halidir.
2- Botox nasıl etki eder?
Botox farmakolojik olarak sinir-kas bileşkesinde iletimi bloke eder. Kırışıklığa neden olan mimik kasının gücünü azaltarak kırışıklığın oluşma mekanizmasını bozar. Tıpta sadece kırışıklık tedavisi dışında hiperhidrosis( aşırı terleme), spastisite ve tik tedavisinde de yıllardır güvenle uygulanan FDA onaylı bir ilaçtır.
3- Estetik amaçla yüzde hangi bölgelere Botox uygulanır?
1-Alın 2-Glabella 3-Kazayağı çizgileri 4-Burun üstü 5-Dudak üstü çizgiler (tavsiye edilmez) 6-Ağız kenarı (tavsiye edilmez) 7-Çene 8-Boyun çizgileri 9- Kaş kaldırma 10-Hiperhidroz (aşırı terleme) tedavisi


4-Botox nasıl uygulanır?
Uygulanacak sahaya çok ince bir iğne ile zerk edilerek uygulanır.
5- Botox uygulanması ağrılı bir işlem midir?
Uygulama çok ince bir iğne ile yapılacağı için ağrısız olduğu söylenemez . DM (Şeker hastalığı) hastalarının kendilerine insulin enjekte ettiği iğneler gibi ince olduğu için tahammül sınırlarınızı zorlamaz.
6- Kırışıklıklar ne zaman kaybolur?
Uygulamadan 48 – 72 saat sonrasına kadar bir değişiklik beklemeyin. En erken 48 saat sonra etkisi çıkmaya başlar. 7 gün kadar sonra maksimum etki ortaya çıkar.
7- Botox ile kaşlarım kaldırılır mı?
Botox‘un, kaşların indirilmesini sağlayan kaslar içine enjekte edilmesi ile, kaşları kaldıran kaslar rölatif olarak hakim duruma geldiğiden, kaşlar ortalama 2-5 mm. kadar yukarı kalkmaktadır. Bu sayede herhangi bir cerrahi girişime gerek kalmaksızın istenilen kaş kaldırma etkisi sağlanabilmektedir
8- Etkisi ne kadar sürer?
Uygulamadan itibaren 4.5-6 ay etki devam eder. Sonra yeniden uygulanmasında bir risk yoktur. Arka arkaya 6 ay ara ile 6 kez uygulama sonrası etki kısmen kalıcı olur ve daha sonraki dönemde 1-1.5 yılda bir botox uygulaması yeterli olur.
9- Botox ile aşırı terleme tedavi edilebilir mi?
Terleme fizyolojik bir olay olmakla birlikte özellikle aşırı olduğunda insanın sosyal ve buna bağlı olarak ruhsal hayatını etkilemektedir. Bu nedenle aşırı terleme, eğer kişi tarafından huzursuz edici olarak bulunuyorsa altı aylık periyodik botox uygulamaları ile terleme problemi tamamen hayatından çıkabilmektedir. Botox ile terleyen bölgedeki ter bezlerinin çalışmasını kontrol eden sinirlerin 3-6 ay boyunca geçici olarak paraliziye uğratılması ( felç edilmesi ) yoluyla bu bölgedeki ter bezlerinin salgı yapması büyük ölçüde engellenebilmektedir.
10- Botox’un mimikleri bozar mı?
Yanlış doz ayarlanması ve uygun olmayan yerlere yapılan enjeksiyonlar sonrası beklenmeyen kusurlar olabilir. Tecrübe sahibi, uzman doktorların uygulamalarında bu tip sorunlar beklenmez.Enjeksiyon yapılan yerlerde birkaç gün devam eden morluk, geçici başağrısı nadir görülebilen durumlardır.
11- Botox'un kontrendike olduğu durumlar nelerdir?
İlaca karşı bilinen duyarlılıkMiyastenia gravisEaton Lambert sendromuMotor nöron hastalığıAminoglikozid antibiyotik tedavisiHamile ya da emzirme süresince (bu alanda güvenilirliğini kanıtlayan çalışmalar henüz yapılmamıştır).

http://www.estetikcerrahi.gen.tr/index.php?ID=1169 alıntıdır

meme estetiği

Meme Estetiğine Dair Herşey...

Kadınlığın simgesi memede artık büyük değil, orta boy hatta küçük beden trendi var. Ancak buna rağmen hâlâ en sık yapılan operasyonlardan biri meme büyütme.

(Hatice Yaşar / Radikal)

Meme estetiğinde tercih doğallıktan yana

Bir zamanlar büyük memeler modaydı. Trend doğallık yönünde gelişince büyük ölçülerin yerini normal boyut, hatta daha küçükleri aldı. Hâlâ büyük bedenleri tercih edenler olmasına rağmen, bunun çok azınlıkta olduğunu belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutlu Sevin, meme cerrahisi operasyonlarının 18 yaşını dolduran her kadına yapılabileceğini söylüyor.

Memeye yönelik en sık hangi operasyon yapılıyor?
En sık yapılanı göğüs büyütme operasyonudur. Göğüs büyütme silikon meme protezleri ile yapılıyor. Daha sonra meme küçültme ve dikleştirme operasyonları geliyor.

Hangi durumlarda meme bir estetik operasyona ihtiyaç duyar?
Memenin estetik operasyona gereksinimini genellikle hastanın kendisi saptar. Bu, genellikle dört sebebe dayanır. Birincisi meme gelişiminin yetersizliğine bağlı normalden küçük olan memelerin büyütülmesidir. Bu durum bazen de doğum sonrası ya da aşırı kilo vermeden sonra göğüslerin küçülmesi sonucu da ortaya çıkabilir. İkincisi ise normalden daha büyük olan memelerin hastada birtakım rahatsızlıklar oluşturması sonucu meme küçültme isteğidir. Üçüncüsü yine doğum sonrası ya da aşırı kilo verme sonucunda göğüslerin sarkması ve bunun için yapılan göğüs dikleştirme ameliyatıdır. Dördüncüsü ise meme kanseri nedeniyle göğsü alınan hastalarda yapılan meme rekonstrüksüyonlarıdır.

Meme büyütme ameliyatı her kadına uygulanabilir mi?
Göğüslerin gelişimini tamamladığı 18 yaşın üzerindeki her kadına meme büyütme ameliyatı yapılabilir.

Hangi kriterlere dikkat edilmeli?
Kişinin arzusu, meme dokusunun büyüklüğü, meme derisinin esnekliği ve göğüs kafesinin ölçüleri göz önüne alınarak göğüsün ne kadar büyütüleceği hastayla birlikte kararlaştırılır. Burada en önemli konu, göğüs derisinin müsaade etmeyeceği büyüklükte bir protezin konmamasıdır. Tüm ameliyatlarda olduğu gibi bu konuda da zorlamayla aşırı büyük bir protez kullanılması komplikasyona davet çıkarır. Bu nedenle ameliyatta ölçü protezleri kullanılır. Protezin yerleştirileceği cep hazırlandıktan sonra tahmin edilen ölçüdeki silikon protezi yerleştirilerek uygun olup olmadığı kontrol edilir. Eğer göğüs derisi gergin ise daha küçük hacimde bir protez tekrar denenir. Uygun hacim için karar verildikten sonra esas konacak protez steril paketinden çıkarılarak yerleştirilir. En önemli komplikasyon ise kapsül kontraktürü veya daha erken devrede dikişlerin açılması, kanama veya enfeksiyon durumudur. Silikon protezler sonuçta yabancı bir madde olduğundan vücuda yerleştirildiğinde etrafında ince bir kılıf tabakası oluşur. Buna kapsül diyoruz. İyi bir ameliyat sonucu için kapsülün biraz gevşek ve ince olması gerekir. Özellikle alabileceğinden daha büyük protez kullanılan hastalarda kapsül kontraktürü denen istenmeyen durum oluşabilir. Bu durumda göğüs küresel bir şekil alır, tabanı daha dar olan bir top şeklindedir. Göğüs sert, bazen ağrılı ve hareketsizdir. Bu durumda kapsülün gevşetilmesi ya da çıkarılması gerekebilir ki bu da ayrı bir ameliyat demektir. Enfeksiyon en korkulan komplikasyon. Tedaviye rağmen düzelmezse protez çıkarılabilir.

Meme büyütme ameliyatı öncesi hazırlık gerekir mi?
Diğer ameliyatlardaki gibi hastanın genel biyokimya ve kan değerleri, kanama pıhtılaşma testleri, akciğer ve kalp incelemeleri yapılır. 40 yaş üzerindeki hastalarda mamografi ve ultrasonografi gerekir. Hastanın ailesinde meme kanseri öyküsü varsa meme muayenesi ve koltukaltı muayenesi çok ayrıntılı yapılmalı. Ameliyatın tüm riskleri, diğer seçenekler hastaya ayrıntılı olarak hem sözlü hem de yazılı olarak anlatılmalı. Bunun için yazılı bilgi formları vardır. Oluşabilecek her türlü komplikasyon, en kötü sonuçlar bile hastaya anlatılır.

Kadınlar ulaşmak istedikleri ölçüyü genelde belirlemiş olarak mı size gelirler? Kadının istediği ölçü mü doktorun önerdiği mi daha önemlidir?
Genel olarak hasta ulaşmak istediği meme ölçüsü hakkında fikir sahibidir. En sık istenen, göğüslerin aşırı büyük olmadan normal ölçülere ulaşmasıdır. Bunun için uygulanan pratik bir yol, hastanın dolgusuz normal bir sütyen takması ve ayna karşısında göğsünün üzerine değişik ölçülerde silikon protez konarak fikrinin alınmasıdır. Böylece ameliyat öncesi ortalama bir protez hacim değeri saptanmış olur.

Meme büyütme işlemi ne kadar sürer?
Ortalama bir-bir buçuk saat kadar sürer.

Ameliyattan sonra iz kalır mı?
Bütün cerrahi işlemlerde iz kalır. Ancak kalan iz, vücut bölgesine, kullanılan dikiş tekniği ve dikiş materyaline göre az veya çok olabilir. Örneğin göz kapakları vücudun en az iz kalan bölgelerindendir. Göğüs ameliyatlarında ise ben, ya meme başı etrafını ya da meme altı kesisisini tercih ediyorum. Meme başı etrafına yapılan keside çok az, neredeyse görünmeyen bir iz kalır. Buna karşılık süt kanallarının bir kısmı kesilir ve ayrıca meme başı etrafında çok düşük bir ihtimal de olsa his kaybı riski vardır. Meme altından yapılan kesi ise konulacak protezin büyüklüğüne göre ortalama dört cm. uzunlukta olup nispeten daha fazla iz bırakmaktadır.

Meme büyütme operasyonu nasıl yapılıyor anlatır mısınız?
Ameliyat, silikon protezlerin yerleştirileceği ceplerin hazırlanmasından ibarettir. Ancak tabii ki bu cebin yerinin planlanması, yeterli büyüklükte açılması çok önemlidir. Kesinin yapılacağı yer ameliyat öncesi hastayla görüşülerek kararlaştılır. Tüm seçenekler hastaya anlatılır. Diğer önemli konu protezin kas arkasına mı yoksa önüne mi yerleştirilmesi konusudur. Daha eskiden tüm meme protezleri göğüs kasının arkasına konuyordu. Bunun nedeni, oluşacak kapsül kontrakrünün kas arkasına konduğunda daha az oranda görülmesi fikriydi. Bu durum, yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştu. Ancak o zaman kullanılan protezler parlak ve kaygan bir yüzeye sahipti. Bu nedenle protez daha sonraki yıllarda cep içinde sürekli hareket ediyor, bu da kapsülün kalınlaşmasına neden oluyordu. Günümüzde kullanılan üzeri pütürlü silikonlar kapsüle yapıştığı için sorun olmuyor. Artık zorunlu olmadıkça protezi kas arkasına koymuyoruz.

Operasyon sonrası nelerden kaçınmalı?
Özellikle kol hareketlerine dikkat edilmeli, ağırlık taşımamalı, itme-çekme hareketlerinden kaçınılmalı. Hastalar, özellikle refleks gerektiren araba kullanma gibi durumlardan kaçınmalı. Ameliyat sonrası bir hafta süreyle istirahat, yorucu işlerden kaçınma uygun olur.

Meme ölçülerinde trend var mı? Bir dönem büyük memeler çok modaydı...
Son zamanların meme ölçü trendi, eskinin aksine küçük ya da normal boyutta memelerdir. Aşırı büyük isteyen hasta oranı çok düşüktür.

Meme protezi patlar mı?
Normal şartlarda patlamaz. Ancak delici bir cisimle yaralanma sonucu patlayabilir. Artık meme protezi çok sağlam bir kılıfla kaplanıyor. Ayrıca içindeki silikon jel teknolojisi de çok gelişti. 'Cohesive gel' adı verilen bu jel yapısında maddenin molekülleri arasındaki bağlar çok güçlendirilmiştir. Eskiden kullanılan protezlerde ameliyattan yıllar sonra silikon jelin kılıf dışına sızdığı ve 'silikonoma' adı verilen tümörlere neden olduğu biliniyordu. Günümüzde kullanılan modern silikon protezlerde ise sızma olasılığı neredeyse sıfıra inmiştir. Ayrıca protez yırtılsa dahi jelin etraf dokulara yayılma olasılığı da çok düşük.

Büyük memeler kamburluk nedeni

Meme küçültme ameliyatı nasıl yapılıyor?
Meme küçültme ameliyatları çok farklı tekniklerle yapılabiliyor. Ancak hepsinde ortak özellik, meme başı ve halkasının olması gereken seviyeye çıkarılması ve memenin uygun yerlerinden doku çıkarılarak küçültülmesidir. Burada en önemli konu, meme başının damarlarının ve sinirlerinin korunarak yeterli kan dolaşımının sağlanmasıdır. Aksi halde meme başı nekroz olup çürüyebilir.

Meme neden küçültülmeli?
Aşırı büyük olan memeler, hastalarda kamburlaşmaya, meme altında mantar enfeksiyonları, ayrıca sutyenin omuz askısının rahatsızlık oluşturmasına kadar çeşitli problemlere neden olabilir.

Meme dikleştirme ameliyatları hangi durumlarda yapılıyor?
Doğum sonrası ya da aşırı kilo alma verme dönemlerinden sonra sarkma oluşuyor. Hacmi artan meme dokusu daha sonra küçüldüğünde meme derisi bu duruma uyum gösteremeyip bol kaldığında da göğüsler sarkıyor.

İleride doğum yapmayı düşünen kadınlar bu operasyonları yaptırabilir mi?
Tabii yaptırabilirler. Ancak göğüslerinde tekrar sarkma olabileceğini bilmelidirler.

Hamilelik söz konusu olması halinde meme protezi çıkarılır mı?
Meme protezleri ne zaman istenirse çıkarılabilir. Ancak hamilelikte çıkarılması şart değildir. Meme protezi meme dokusunun içine değil, arkasına yerleştiriliyor. Bu nedenle meme dokusunu etkilemez. Sadece memeyle ilgili incelemelerde örneğin mamografide meme protezi incelemeyi biraz güçleştirebilir. Mamografinin bu konuda tecrübeli bir uzman tarafından yapılması ve değerlendirilmesi gerekir.

Memeye yönelik operasyon düşünen kadınlara önerileriniz nelerdir?
Önerim hastanın cerrahını seçerken çok dikkatli olması, ameliyat öncesi muayene sırasında tüm konuları ve ayrıntıları doktoruyla görüşmesidir. Doktorun ise ameliyatın sonucunda hastanın neresinde iz kalacağı, oluşabilecek komplikasyonları, riskleri hastaya ayrıntılı olarak anlatması, oluşabilecek iz ile ilgili hastaya örnek resimler göstermesi gerekir.





Güzel gülüşler uzak değil

Güzel gülüşler uzak değil


Trendy Dergisi / trendy@hurriyet.com.tr

Güzel gülüşler uzak değil
Sağlıklı ve güzel bir ağız için dişlerini düzenli fırçalaman şart. Diş hekimi fobin varsa elinden geldiğince bunu yenmeye çalış.

İŞTE GÜLÜŞLERİ IŞILDAYAN ÜNLÜLER..

Çünkü günümüzde dişçilik çok ilerledi ve kullanılan araçlar, acıyı en aza indirecek cinsten. Bu arada gittiğin diş hekiminin sağlık ve temizlik kurallarına uyduğundan emin olman şart.

Diş problemlerine örnekler

Problem: Çarpık dişler

Dişin yerleşmesi için yeterli bir yer yoksa sorun başlar. Dişler normal düzeninin dışında yerleşir ve ağızda çarpık bir görüntü oluşur.

Çözüm: diş teli bunun için en iyi çözümdür. Fakat burada önemli olan iş telini ne kadar düzenli kullandığındır. Tellerini düzenli kullanırsan dişlerinin de düzene girmesi o adar kolay olacaktır.

Problem: Tavşan dişler

Halk arasında “tavşan diş” diye anılan, normalden fazla önde duran dişler yine düzensiz ve kötü bir görüntü oluşturur.

Çözüm:

Bu sorun için de yine ortodonti tedavisi ve diş telleri önerilir. Bu işlem biraz uzun sürebilir ama etkileri hemen görülecektir.

Problem: Küçük dişler

Bazı insanların dişleri normalden küçüktür yada süt dişleri hala dökülmemiştir. Ayrıca yetişkin dişlerin düzenli olarak gelişmezse süt dişlerin çıkmaz ve içerde kalır.

Çözüm:

Eğer süt dişlerin küçük ve güçsüzse ileride problemler yaşayabilirsin. Bunun için mutlaka dişçiye görünmeli ve detaylı bilgi almalısın.

Problem: Aralık dişler

Bu sorunun oluşmasındaki ilk neden dişlerin ağız yapısına göre küçük olmasıdır.

Çözüm:

Bu sorun içinde en iyi yöntem her zaman ki gibi ortodonti tedavisidir. Bu arada daha önce dişlerini kaybettiysen, tedaviye başlamak için bu aralıkların kapanmasını beklemek zorunda olduğunu unutma.

Diş telleriyle gelen güzellik

Eğer tereddütlerin varsa, tel kullandıktan sonra gülüşünün düzeleceğini düşünmelisin…

Tedavi ağız yapısının incelenmesi ve kalıba alınmasıyla başlıyor. Daha sonra tedavi süresince uygulanacak yöntemler hakkında hasta bilgilendiriliyor. Telin dişe yapıştırılan kısmı yapıştırıcı yardımı ile sabitleniyor. Bu işlem iki saat kadar sürebiliyor. Ama herhangi bir acı söz konusu değil. Bunlar dişe iyice oturunca, teli üzerine koyup renkli veya renksiz lastiklerle sabitleniyor. Ortalama olarak bu teller 18-24 ay kalıyor.

Düzenli randevu: tedavi saüresince hastanın 4 yada 6 haftada bir düzenli olarak doktora görünmesi gerekiyor. En fazla 10 yada 20 dakikada aylık işlem bitiyor.

Zorlukları: bu işlem acı veren ve zorlu bir işlem değil. Yine de rahatsızlık veriyorsa doktoruna şikayetini belirtmelisin. Doktorlar en çok gelen şikayetin telin ilk gününde dudağa çarpması olduğunu söylüyorlar.

Kısıtlamalar: sert ve dişe yapışacak gibi yumuşak yiyecekleri bir süre tüketmemelisin. Çünkü bu telin çıkmasına neden olabilir. Ayrıca tel kullandığın sürece fırçalama düzenini bozmamalısın.

Kırışıklar İçİn Yepyeni Bir Yöntem

Kırışıklar İçİn Yepyeni Bir Yöntem
İsrailli bilim adamları, bitkiden elde ettikleri bir antioksidanı fare derisi üzerinde deneyerek, kırışıklıklarla mücadelede başarı sağladılar.
İbrani Üniversitesinde görevli Dr. Orit Bossi, bir bitkiden elde ettiği antioksidanın, kırışıklıklara karşı kullanılan kozmetiklerin içindeki antioksidanlardan daha dayanıklı olduğunu ve böylece yaşlanma sürecini yavaşlatmada ve mevcut kırışıklıkların giderilmesinde daha etkili olduğunu belirtti.
Güneş ışınları ve sigara dumanı gibi çevre etkenleri ciltteki serbest radikallerin sayısının artmasına neden oluyor. Bu saldırgan moleküller erken yaşlanmaya ve kırışıklıklara yol açıyor. Antioksidanlar ise bu serbest radikallerle savaşta "mucizevi silah" olarak biliniyor.
Antioksidanlar, serbest radikalleri zararsız hale getiriyor ve böylece cildin genç ve pürüzsüz kalmasını sağlıyor.
Dr. Bossi, yaşlanmaya karşı kullanılan mevcut kozmetiklerin içindeki antioksidanların çok hızlı oksitlendiğini, bunun da etkilerini azalttığını belirterek, örnek olarak C vitaminini gösterdi, ki bu vitaminin ayrıca yüksek ısıya duyarlı olduğuna işaret etti. Bossi, aynı durumun yeşil çaydaki antioksidan ve E vitamini için de geçerli olduğunu kaydetti.
Kendi bulduğu antioksidanın ısı konusunda sorun çıkarmadığını, suda çözündüğünü ve çok çabuk oksitlenmediğini savunan Dr. Bossi, yeni nesil kozmetik ürünlerinin geliştirilmesini umut ediyor. Bilim adamı, antioksidanı elde ettiği bitkinin adını patent süreci bitmediği için henüz açıklamıyor.
Fare derisi üzerinde yapılan deneylerde olumlu sonuç alan Dr. Bossi başkanlığındaki ekip, deneyde kullandığı örnekleri ikiye ayırdı. Her iki örneği de güneş ışığına maruz bırakan bilim adamları, işlem yapılmamış deri örneğinde serbest radikallerin sayısının önemli ölçüde arttığını, yeni bulunan antioksidan uygulanan deri örneğindeki serbest radikallerin ise çok az arttığını tespit ettiler.

Günde 20 dakikayla dümdüz bir karın

Günde 20 dakikayla dümdüz bir karın

Gergin ve düz bir karın, formda ve güzel bir vücudun aynası aslında. Baharın geldiği şu günlerde daha ince kıyafetler giymek karnımızı ortaya çıkarıyor.

Hasan Gürkan, Formsante
Fotoğraflar: Barış Bil


Uzmanlar karın bölgesini geliştirmek için bu bölgedeki kasları hedef almak gerektiğini belirtiyorlar. Karın bölgesi egzersizlerini evde rahatlıkla çalışabilirsiniz... Süpermen hareketi

Harekete emekleme pozisyonunu alarak başlayın. Kol ve bacak çapraz olacak ve dirsek dize değecek konuma gelmeli. Daha sonra, kol ve bacağınızı yere paralel olacak şekilde uzatmalısınız. Kol ve bacağı kapadığınızda nefes alın; açtığınızda ise nefes verin! Her egzersizde olduğu gibi bu egzersizde de nefes düzeni çok önemi. Bu hareketi kesinlikle kontrollü ve yavaş yapmalısınız. Hızlı yaparsanız çabuk yorulup gerekli olan sayıyı elde edemeyebilirsiniz. Tekrar sayısı 10. Diğer bacak ve kol için de tekrar sayısı 10.

Faydası: Karın bölgesinin sertleşmesini ve biçim almasını sağlıyor. Çaprazlama

Bu egzersiz için sırtüstü yatar pozisyonunu almanız gerekiyor. Bu sırada dizler bükülü olmalı. Diz 90 derece kaldırılmalı (eller kenetlenmeden ensede) ve vücudun üst kısmı yukarıya doğru gelecek şekilde dizlerinize doğru çapraz kalkmalısınız. Yukarı kalkıldığında derin nefes vermeniz aşağıda ise derin nefes almanız gerekiyor. Nefes alıp vermeniz sakin ve yavaş olmalı. Hareketi yavaş ve kontrollü yapmalısınız. Tekrar sayısı 10.

Faydası: Ön ve yan karın bölgelerinin şekil almasına yardımcı oluyor. Ayrıca sırt, boyun ve arka bacak kısımlarının sertleşmesini ve sıkılaşmasını sağlıyor. Bilekler çalışıyor

Egzersiz için düz yatar pozisyonunu almanız gerekiyor. Eller kalça altında olmalı ve küçük top, ayak bileklerinin arasında bulunmalı. Belin zemin ile olan temasını kesmemeye özen göstermelisiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta ise, kamınızın hareket sırasında sıkı ve kontrollü olması. Harekete bacaklarınız yukarıda başlıyorsunuz ve 4'e kadar sayarak aşağıya indiriyorsunuz, Daha sonra 4'e kadar sayarak yukarıya kaldırıyorsunuz. Toplam 8 tekrar yapılıyor.

Faydası: Karın ve bacak bölgesinin sıkılaşmasını sağlıyor. Topu kaldır

Bu egzersiz için ihtiyacınız olan sadece büyük bir top. Egzersize yatar pozisyonda, sırt yerde olacak şekilde ve dizlerinizin altına büyük bir top yerleştirerek başlamanız gerekiyor. Topu ayaklarınız ve bacaklarınız yardımıyla tutmalısınız. Dizleri karna çekmeli ve hafifçe topu yerden kaldırmalısınız, derin nefes alıp vermeyi unutmayın. Egzersizin tekrar sayısı 10.

Faydası: Ön karın ve ön bacak kısımlarının çalışmasını ve sıkılaşmasını sağlıyor. Basen bölgesine şekil veriyor.

Yüksek Topuktan Uzak Durun!

Yüksek Topuktan Uzak Durun!
(Bu yazı toplam 1913 defa okundu)

Yüksek topuklu ayakkabılar baldırda, dizde ve ayak parmaklarında büyük hasara yol açabiliyor.

İngiltere de Ayak Bakımı ve Ayak Hastalıkları Derneği nin araştırmasına göre, topuklu ayakkabıların baldırda, dizde ve ayak parmaklarında baskıyı artırarak hasara yol açtığı belirtildi.

Dernekten Mike O Neill, "Topuklu ayakkabılar vücut dengesini öne itiyor. İnsanın vücut dengesini değiştirmesi, omuriliklerine ve sinirlerine çok önemli hasarlar verebilir" diye konuştu.

O Neill, 3 ya da 4 santim topuğun uygun olduğunu, 7.5 santimden daha yüksek topukların ise zarar verdiğini vurguladı.

BAL: DOĞAL GÜZELLİK REÇETENİZ


BAL: DOĞAL GÜZELLİK REÇETENİZ(Bu yazı toplam 11483 defa okundu)

Cildinizi ve güneşin etkisiyle yıpranan saçları korumak için balın sihirli ‘saç bakım reçetesi’ni mutlaka denemelisiniz.


Evde hazırlayabileceğiniz bu reçete, satın aldığınız kozmetik ürünlerinden daha ucuz ve etkili. Saç bakım maskesi2 yemek kaşığı çam veya çiçek balını, bir limondan elde edilen suyla karıştırarak oluşturulan maskeyi, kuru saçınıza sürün ve 10 dakika bekletin. Sonra iyice durulayın. Haftada bir kez uygulanan bu doğal maske ile saçlarınızın doğal ve parlak bir görünüm kazandığını göreceksiniz.


El bakım maskesi Sürekli gözardı ettiğimiz ellerimiz için hazırlanan maskeyi, uygulamadan önce ellerinizi ılık bir suda yumuşatın. Ardından ellerinizi zeytinyağı ile karıştırılmış olan bir kaşık balın içinde beş dakika bekletin. Sonra da zeytinyağı ile ellerinize ve parmaklarınıza iyice masaj yapın. Ellerinizdeki yumuşaklığa inanamayacaksınız.


Cilt bakım maskesiCiddi kaygılar ve yoğun stres altında yoğrulan genel yaşam şekli düşünülecek olursa, cildin yorgun ve yıpranmış görünmesinin tek sebebinin harcanan yıllar olmadığı yadsınamaz bir gerçek. İşte bu koşuşturma içinde kendinize ayıracağınız 10 dakika ile sağlıklı ve pırıl pırıl bir cilde sahip olabilmenin ne kadar kolay olduğunu anlayacaksınız.


Bir fincan içinde, bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boynunuza yaydıktan sonra hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin. Balın bıraktığı iz, ışıl ışıl bir cilt olacaktır.