kadınca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadınca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2010 Perşembe

Ortadan ikiye çatlamayın!

Ortadan ikiye çatlamayın!

Çoğu zaman zayıflamanın bedeli olarak karşınıza çıkan çatlaklar, vücuttaki sarkmalar ve gevşemeler, aynı zamanda hamilelik süreci yaşayan kadınların doğum sonrasında mücadele ettiği en önemli estetik sorunlardan biridir.






Vücudun sağlıklı ve formda görünümünü bozan ona olduğundan yaşlı anlamlar yükleyen bu iki sorunun önemli nedenlerinin başında, ani ve aşırı kilo değişimlerinin geldiğini hatırlatan Dr. İsmail Ağar, soruna yönelik tedavilerden önce kişilerin diyet uygulamalarında ve beslenme programlarında bilinçli yaklaşım prensibinin unutulmaması gerektiğini belirtiyor. Sarkma ve gevşemelerin sorumlularından biri olan sağlıksız diyetler ve ani kilo alıp vermeler, vücudun formda ve dinç görünümüne darbe vurarak deformasyonuna sebep oluyor.

SARKMA

Vücut enerji üretimi için proteine ihtiyaç duyar. Yeterli protein alamayan vücut kas yapamaz. Bu durumda protein ihtiyacını karşılamak için kas proteinlerinden kullanmaya başlar ve bu durum kas dokusu gevşemeleri sonrasındaki sarkmalara neden olur. Ani kilo kayıplarında sıkça karşılaşılan bu sorunda protein zafiyeti kas dokusunda gevşemeye yol açarak kas hücrelerinin kaybına neden olur.

PROTEİNDE DENGE

Protein vücut sağlığı için çok önemli bir yere sahip olsa da aldığınız besinlerde protein dengesi vücut için çok önemli bir faktördür. Unutulmaması gereken, protein eksiği kadar, fazlasının da hasarlara neden olabileceğidir. Yüksek proteinli besinlerin yağı genellikle çok olduğundan kandaki yağ ve kolesterol oranı yükselir. Bu ise damar sertliği, kalp krizi, göğüs ve kalın bağırsak kanserlerine yol açabilir. Dokuların yenilenmesinde, yaraların kapanmasında saçta ve ciltte büyük rol oynayan protein eksiğinden kaçınmak kadar fazlasından da sakınmak gerektiğini unutmamak gerekir.

ÇATLAKLAR

Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Neredeyse her üç kadından birinde görülen vücut çatlaklarının başlıca sebepleri arasında ani kilo değişimleri ve doğum gibi sebepler bulunur. Cildin derm tabakasındaki çizgisel atrofinin yani dokunun hasar görmesine bağlı olarak oluşur. Cildin aşırı gerilimi sonucu derideki elastik dokunun kırılmasıyla ortaya çıkan çatlak görünümler, zaman içinde kişiyi rahatsız edici boyutlara ulaşır. Çatlaklara çözüm arayan pek çok insan, tedavi yöntemlerinin sınırlı sonuçlarından ötürü, yeterli tatmin alamadıklarından şikayet eder.
ÇATLAKLARIN OLUŞMASINI ENGELLEYİN
• Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçınmalısınız. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.
• Cildin elastikiyetini kazanması için yumuşatıcı yağlar. A, E ve F vitamini, kolajen, elastin ve hyalüronik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.
• Çok dar giysiler giymemeye özen göstermelisiniz. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek. cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.
• Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biridir. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için. yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntemdi

"Güzellik Sorunları ve Çözümleri"


"Güzellik Sorunları ve Çözümleri"



Kuru cilt, yorgun bakışlar, gözaltı morlukları gibi güzelliğinize gölge düşüren sorunlar ile çözümleri..Tazelenmiş bir görünüme mi ihtiyaç duyuyorsunuz? Bobbi Brown'ın güzellik önerileri tekrar canlı ve güzel görünmenizisağlayacak.


Problem: Kavrulmuş, kupkuru cilt


Çözüm: Su, su, su! Tabaka halindeki cilt bakım formülleri - ıslaklık sağla, nem bakımından zengin kremler, yoğunlaştırılmış ürünleri dene - cildinize dolgunluk ve rahatlık verir. Kremi parmaklarınızla cildinize iyice sürün. Eğer cildinizin sıkılaştığını hissederseniz, kuru bölgelere yüz yağını parmaklarınızla hafifçe vurarak uygulayabilirsiniz.


Problem: Gözaltı morlukları


Çözüm: Gözaltı morluklarının etkisini gidermenin en iyi yolu kapatmaktır. Eğer gözaltı morluklarınız çok koyu ise, pembe ya da şeftali tonlarında kapatıcılarla başlayın. Daha sonra tabakanın üzerine sarı tonda fondöteninizden bir iki numara daha aydınlık gölgeler uygulayın. Ortalama koyuluktaki gözaltı morlukları için sarı tonlardaki kapatıcılar kullanılabilir.


Problem: Donuk, renksiz ten


Çözüm: Allık ile yüzünüze ışık, canlılık verebilirsiniz. İlk önce elmacık kemiklerinizden başlayarak alnınızdaki saç çizgisine kadar allık sürün, burnunuza doğru aşağıya inerek hafifçe dağıtın. Elmacık kemiklerinize tekrar allık sürerek yüzünüze biraz daha ışıltı ve renk verin.


Problem: Yorgun ve uykulu bakışlar


Çözüm: Makyajla uyanmış bakışlara sahip olabilirsiniz. Kirpik çizginize siyah, koyu kahverengi eyeliner sürün. Eyeliner'ın gözlerinizi açık gösterecek kadar kalın sürdüğünüzden emin olun.

Erkek cocuklarına örgü kazak modeli ve işlemesi ve yapılışı, elörgüsü


malzemeler:

- toplam 500 gr ip

- 4 nımaralı şiş

yaş: 7 - 8

yapılışı: Ön ve arkaya 91 ilmakla başlayın. 4 sıra haraşo örün. Üzerine 3 ters, 1 düz, 3 ters, 1 düz, 3 ters, 1 düz, 7 ters, 2 düz, 7 ters, 4 düz, 1 ters, 26 düz, 1 ters, 4 düz, 7 ters, 2 düz, 7 ters, 1 düz, 3 ters, 1 düz, 3 ters, 1 düz, 3 ters örün. 1 sıra sonra her iki yandaki 3 ters ilmeklerin ortasındaki ilmeği düz, diğerlerini ters olarak örün. Daha sonra gelen 7 ters, 2 düz, 7 ters ilmeklerin ortasındaki 2 düz ilmeği sağa ve sola doğru kaydırarak baklava şeklini verin. 4 düz ilmekleri 4 sıra arayala 2′li olarak saç örgü olarak burun. Ortadaki düz örgünün üzerine çiçek ve kuzuları işleyin. Kol kesimi yapmayın. Yaka oyuntusunu yaparak ön ve arkayı tamamlayın. Kollara 46 ilmakle başlayın.3 ters, 1 düz, 3 ters, 1 düz, 3 ters, 4 düz, 7 ters, 2 düz, 7 ters, 4 düz, 3 ters, 1düz, 3 ters, 1düz, 3 ters olarak devam edin. Kolun her iki yanından ara ara 1′er olmak üzere 10′ar ilmek arttırın. Kol boyuna gelince düz olarak kesin. Ön ve kollarda kaydırma yaptığınız baklavaların üzerine çift kat iplik ile yonca şeklinde zincir işi işleyin. Yakadan ilmek alıp 5 sıra haraşo örün.

tavsiyeler............

Tavsiyeler & İpuçları

Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalkıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir.

Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Buzlu dudak kremi
Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.

Vücudunuza özen gösterin
Asla unutmayın: güneş sayesinde elde ettiğiniz bronz ten zamanla kaybolacaktır ancak güneşin verdiği zararları cildiniz asla unutmayacaktır. Güneşin tadını çıkartın ancak fazla da güneşin altında kalmayın!

Çocukların ciltleri, yetişkinlerin ciltlerinden daha incedir ve bu nedenle güneşe karşı daha hassastırlar. Çocuklarınızda her zaman yüksek bir güneşten koruma faktörüne (SPF 15 veya daha yukarısı) sahip ürünler kullanın ve bu ürünleri de çocuklarınıza sıkça uygulayın.

Güneşten koruma faktörü, ilgili ürünü kullanırken güneş yanığına maruz kalmadan güneşin altında ne kadar süreyle kalabileceğinizi belirtir. Güneşin altında yanmadan yaklaşık 10 dakika kalabileceğinizi tahmin edersek SPF 6, güneşin altında 10x6=60 dakika yanmadan kalabilmenizi sağlar.

Birçok insan, mümkün olan en iyi korumayı elde etmek için kullanmaları gereken güneş kremi miktarının genelde yarısını kullanmaktadırlar. Yetişkin bir insan, yüzü ve vücudunda yaklaşık bir desilitre güneş kremi kullanmalıdır!

Güneş ürünleri, uzun süre dayanıklı ürünler değillerdir ve bu nedenle her yıl yenileriyle değiştirilmelidirler.
Ayrıca kilonuzun sıkça değişmesi cildinize hasar vereceğinden kilonuzu kontrol etmeniz gereklidir.
Bunların yanısıra düzenli bir vücut masajı da vücudunuzun tonlanmasına ve kan dolaşımının iyileşmesine yardımcı olacaktır.

Koku önerileri
Cildiniz üzerinde bir koku denerken bu kokuyu koklamadan önce birkaç saniyeliğine kurumasına izin verin. Parfümün sahip olduğu kokuyu tam manasıyla yayabilmesi için bir müddet serbest bırakılması çok önemlidir.

Parfümü cildiniz üzerinde sürtmeyin çünkü sürtme işlemi neticesinde hassas koku molekülleri zarar görecektir.
Baharatlı bir gıdanın veya sarımsağın yenmesi, parfümün cildiniz üzerindeki kokusunu değiştirebilir!

Parfümler çabuk bozulan maddelerdir ve bu nedenle parfümlerin saklanması çok önemlidir. Parfüm şişesini doğrudan güneş ışığı alabilecek yerlerde veya soğuk bir buzdolabının içinde saklamayın çünkü bu, parfümün kokusuna zarar verebilir. En sevdiğiniz parfümünüzü kutusuyla birlikte ne çok soğuk ne de çok sıcak olmayan bir yerde bulundurun.

YAZ DÜĞÜNÜNE NE GİYECEKSİNİZ?






Yaz geldi, yavaş yavaş düğünler başlıyor. Genelde herkesin her yaz gideceği en az 2-3 düğün olur.
Tüm bu düğünlerde şık görünmek için çok zorlanmanıza gerek yok. Kış düğünler için daha zordur. Paltolar, kalın ayakkabılar mevsime uygun seçilmelidir. Yazın ise hafif ve şık bir elbiseyle halledebilirsiniz. İşte düğünlere giyebileceğiniz birkaç öneri: Siyah elbise:Bu düğünden az bir zaman önce haberiniz olduysa siyah bir elbise kurtarıcınız olacaktır. Bu yazın modası kırmızılarla bol bol kombine edebilirsiniz. Kırmızı tonlarda bir makyaj, kırmızı ayakkabılar, kemer ve takılarla oldukça şık olabilirsiniz. Eğer daha ciddi görünmek istiyorsanız yine siyahlarla kombine edin. Siyah bir el çantası, siyah topuklu ayakkabılar, hafif altın sarısı takılarla çok şık olacaksınız. Yarı ciddi:Eğer bir iş arkadaşınızın ya da daha resmi tanıştığınız birinin düğünüyse bu yazın bir diğer modası satenleri kullanabilirsiniz. Diz boyu bu gibi yarı ciddi düğünler için oldukça iyi bir boy. Diz boylarında bir saten elbise ya da çeşitli işlemelere sahip şık kumaşlardan elbiseler tercih edebilirsiniz. Kesinlikle bazı aksesuarlarınız olmalı. Boynunuzda iri kolyeler kullanmaktan çekinmeyin. Saçlarınızı şık bir topuz yaptırın. Günlük elbiseler:Eğer düğün bir kır ya da sahil düğünüyse daha günlük ve sade elbiselerle gidebilirsiniz. Ama bu basit bir kıyafetle ve çok özensizce gidebileceğiniz anlamına gelmemeli. Yine de bir düğün ve belli bir şıklıkta olmalısınız. Belki topuklu ayakkabı giymessiniz ama spor ayakkabı da giymeyin. Düz tabanlı babet ayakkabılar ya da ufak topuklu ayakkabılar oldukça uygun. Elbiseniz, ayakkabınız, saçınız, takılarınız sade, günlük ama özenle seçilmiş olmalı.Rahat:Daha rahat olmak istediğiniz bir düğün ise diz boylarında bir etek ve üstüne şık bir bluzla tamamlayabilirsiniz. Altına giyeceğiniz düz tabanlı bir sandalet rahat, sade ve şık olmanızı sağlayacaktır.Akşam yemeği:Gideceğiniz düğün bir partiden çok akşam yemeği tarzındaysa yemeğin tarzına göre hareket etmelisiniz. Şık ve gösterişli bir yerde ise şık bir elbise, topuklu ayakkabılar ve şık bir topuzla şıklığınızı tamamlayabilirsiniz. Daha genel bir yemek töreni ise kumaş pantolon, üst gibi giysiler seçebilirsiniz. Ya da büyük desenli şık elbiseler, etek üst takımlar oldukça uygun.

Kilo Vermenin Sırrı 100 Kaloride



Kilo Vermenin Sırrı 100 Kaloride


Kilo vermek için geleneksel katı diyetlerin yürütülemediğini belirten, Prof. Dr. Öz, "İşin sırrı günde 100 kalorilik daha az yemek ya da 100 kalori daha fazla harcamak" dedi..


Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen "Bilinçli Beslenme, Sağlık ve Siz" konulu konferansta konuşan New York Presbyterian Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, kilo vermek için geleneksel katı diyetlerin yürütülemediğini belirtti. Aşırı kiloların kalp damar hastalıklarının başlıca nedenini oluşturduğuna dikkat çeken Öz, bu kilolardan kurtulmak için yapılan geleneksel katı diyetlerin yürütülemediğini kaydetti.BEL ÇEVRESİNE DİKKAT Yapılan araştırmalarda, aşırı kilo sorununun, ölüm riski yaratması konusunda en önemli göstergesinin genel kilo değil, bel çevresi ölçüsü olduğunu da dile getiren Öz, "Kilo verirken odağınızı genel kilo sayısından bel çevresi ölçünüze kaydırmalısınız. Organlarınıza yakınlığı nedeniyle göbeğiniz taşıyabileceğiniz en tehlikeli yağdır. Diyet sayesinde bel ölçünüzü indirmenin yanı sıra bunu korumanız için egzersize de önem vermeniz gerekiyor. Sırrım şu; günde 100 kalorilik daha az yemek ya da 100 kalori daha fazla harcamak. Böylece bel çevrenizi bir ayda 10 santimetre indirebilirsiniz. Beldeki 1,5 santimetre fazlalık yarım kilo yağ anlamına geliyor" dedi Vücutta iştahı artıran hormonun düşmesinin yemeğe başladıktan sonra 30 dakikayı bulduğunu vurgulayan Öz, "Onun için gerektiğinden fazla yemek yeriz. Ama yemeğe oturmadan 30 dakika önce bir avuç kuruyemiş, biraz sebze veya meyve yersek iştah azalır"

BAKIMLI CILT ICIN 10 ONERI

BAKIMLI CILT ICIN 10 ONERI
(Bu yazı toplam 15874 defa okundu)

Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen cildinizin güzelliğine her zaman önem vermeniz gerekir. Cildinizi çevrenin olumsuz etkilerinden, kurumalardan ve dökülmelerden aşağıdaki 10 yöntemle koruyabilirsiniz.

1. Sıcağa karşı daha dayanıklı olun.

Yaz havaları vücudun yağ düzenini bozar. Bu sorunu halletmek için az yağlı cilt temizleyicileri, nemlendiricileri ve fondotenleri tercih edin. Cildiniz hala çok yağlıysa, yüzünüzün T bölgesini (alın, burun ve çene) alkolsüz tonikle her sabah temizleyin.

2. Parlatıcı kullanın.

Kozmetik dükkanları parlatıcı ürünlerle dolup taşıyor. Sizde vücudunuzun ölü derisinin daha kolay dökülmesini ve daha ferah hissetmenizi sağlayacak C vitamini veya alfa hidroksitasit içeren temizleyizi veya nemlendiricileri kullanarak daha bakımlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

3. Güneşin zararlı etkilerinden korunun.

Çoktan yanmış olsanız veya hava kapalı olsa bile hergün 15 veya üzeri koruma faktörlü nemlendiricilerden kullanın. Eğer tercih ettiğiniz nemlendirici koruma faktörlü değilse nemlendiricinin üzerine az yağlı sunscreen sürebilirsiniz.

4. Doğru sunscreen i seçin.

Gününüzü dışarıda güneşin altında geçirecekseniz cildinizi UVA ve UVB ışınlarından yeterince koruduğunuza emin olmanız gerekir. Bunu titanyumdioksit, demiroksit ve parson 1789 içeren az yağlı ürünler kullanarak sağlayabilirsiniz. Ürünü cildinizin yeterince absorplayabilmesi için dışarı çıkmadan yarım saat önce sürün.

5. Dudaklarınıza da bakım yapın.

Dudaklar vücudun güneşe karşı en hassas bölgesidir. Dudaklarınızı güneşin olumsuz etkilerinden korumak için rujunuzun sürmeden önce SPF içeren dudak merhemi kullanabilirsiniz veya SPFli rujları tercih edebilirsiniz.

6. Vücudunuzun verebileceği olumsuz tepkileri engelleyin.

Güneşten korunmanızı sağlayacak ağır kremler gözeneklerinizin kapanmasını ve bunun cildinizi olumsuz etkilemesini sağlayabilir. Cildinizi düzenli olarak vücut şampuanlarıyla temizleyin. Banyo tuzları da vücudunuzun ölü hücrelerini uzaklaştıracağından iyi bir temizlik sağlayabilir.

7. Baştan ayağa nemlendirici kullanın.

Her duştan sonra vücudunuz ıslakken vücut losyonu sürün ve sonra hafifçe kurulayın. Fazla yüzen biriyseniz klorun ve tuzlu suyun kurutucu etkisini azaltmak için petrolatum veya kakao yağı içeren hidratlı nemlendiricileri tercih edebilirsiniz.

8. Bacaklarınızı tahrişlerden koruyun.

Bacaklarınızı traş etmek yaz aylarında bir zorunluluk. Fakat bacaklarınızda bulunan yaraların daha da tahriş olmasına sebep olabilir. Banyo yaparken değil de duş aldığınızda bacaklarınızı traş ederek cildin kabarıp tüyleri saklamasını engelleyebilirsiniz. Sabun yerine vücut şampuanlarını kullanarak cildinizin daha yumuşak ve kaygan olmasını sağlayabilirsiniz.

9. Bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyin.

Traş edilerek ya da ağdayla alınan tüyler uzamaya başladıklarında bikini bölgenizin çirkin görünmesini sağlayabilir. Tüy dökücü kremler kullanarak tüylerin kökten değil de yüzeyden alınmasını sağlayabilir, bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyebilirsiniz.

10. Bronzlaştırıcı kullanın.

Son dönemde kullanımı yaygınlaşan bronzlaştırıcılar kullanım ve görünüm açısından daha iyi sonuçlar veriyor. Bronzlaştıcıları önce vücudunuzun ufak bir bölgesinde kontrol ettikten sonra vücudunuza uygulayın. Sonuç istediğiniz gibiyse ürünü bir pamuk yardımıyla vücudunuza iyice sürün.

Güzellikle İlgili Sorular ve Cevapları

Güzellikle İlgili Sorular ve Cevapları

Doğal Önerilerle Güzellik
"Uzmanından tüm vücudunuz için doğal bakim ve koruma önerileri.. Okumak için tıklayın!"
Diane Irons'ın 'Dünyanın en gizli güzellik sırları' adlı kitabından kadınların en sık sordukları sorular ve yanıtlarını derledik.

İşte kadınların güzelik konusunda merak ettiği ve sıkça sordukları sorular ile yanıtları..

Gözlerinize kalemi nasıl düz çekebilirsiniz?
Aynaya iyice yaklaşın, göz kapağınızı içinde dışa doğru hafifçe çekerek gergin bir zemin oluşturun. Göz kaleminizi kirpiklerinizin dibinden düz şekilde sürün.

Büyük gözeneklerinizi nasıl kapatırsınız?
Yüzünüzü temizledikten sonra gözenekleri sıkılaştırmak için tonik uygulayın. Yağsız bir fondöten tercih edin. Büyük pudra fırçası ile pudranızı sürün.

Bacakların tıraştan sonra kızarmaması için ne yapmalısınız?
Tıraş etmeden önce bir kese ya da kalın bir bezle bacaklarınızı keselemeyi deneyin.

Parfümünüz uzun süre nasıl kalıcı olur?

Parfümünüzün duş jeliyle yıkanın. Saçlarınızı aynı kokuyu veren şampaunla yıkayın. Aynı parfümün vücut losyonunu kullanın. Son olarak parfümünüzü boynunuza, bileklerinize sürün.

Nemlendirici seçerken nasıl karar verebilirsiniz?
Nemlendiricilerin etiketlerini okuyun. İçindeki malzemelerini anlamaya çalışın. Diğer farklı markaların ürünleriyle karşılaştırın. Cildinize uygun olanına göre karar verin.

Saçı kısa kestirmek saçınızın uzamasını sağlar mı?
Saçlarınızı kısa kestirmek saçlarınızın çabuk uzamasını sağlamaz ancak düzenli kestirmek saçlarınızın uçlarının daha güçlü ve kalın olmasını sağlar.

Aynı parfüm neden herkeste farklı kokuyor?

İnsanların vücut kimyaları farklıdır. Bazıları parfüme tepki verebilir. Parfüm almadan önce mutlaka test edilmeli ve 20 dakika sonra satın alıp almamaya karar verilmeli.

Ten rengi çorap alırken neye dikkat etmeli?
Ten rengi çorap seçiminin sırrı, çorabın renginin kolunuzun rengi ile uygun olmasıdır. Birçok kadın bacaklarına bakarak ten rengi çorap aldığı için bacak vücudun diğer taraflarından daha açık görünür.

Büyük beden kadınlar nasıl pantolon seçmeli?

Elastik beli olan pantolonlardan almayın. Düz kemerli ve dökümlü kumaştan hazırlanan pantolonları tercih edin.

Dudaklarınızın kurumasını naısl önlersiniz?
Bol su için ve biraz bal sürün. Bal sadece cildinizinemlendirmez, aynı zamanda cildi korur.

Kaşlarınızı nasıl güzel alırsınız?
Bir kalemi burnunuzun yanından dik açıyla kaşınıza doğru tutun. Kalemin kaşa değidiği nokta kaşınızın başlama noktasıdır. Bu bölgenin dışındaki kılları cımbızla alın.

Stresliyken çikolata yemeyin!



Stresliyken çikolata yemeyin!
Çok fazla çikolata, şeker ve kafein aldığınızda önce mutlu olabilir ama bu besinlerin etkisi geçince kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz.




Dilara Koçak


Stres kelimesi ile bizi tanıştıran endokrinolog Dr. Hans Selye’dir. 1907 yılında doğan Selye, uzun yıllar Montreal Üniversitesi Deneysel Tıp ve Cerrahi Enstitüsü Müdürü görevini yürütmüş ve dünyanın büyük otoritelerinden birisi olmuştur.
Vücuttaki bu gerilimler, fiziksel bozukluk, gürültü, kalabalık, yakın bir kimsenin kaybı, çatışma, sıkıntı, hayal kırıklığı, başarısızlık, eleştiri gibi dış etkilerden kaynaklanabilir veya tek başına meydana gelebilir. Gerilim, vücudun iç ve dış çevrede meydana gelen değişmelere karşı verdiği sabit bir biyokimyasal cevaptır. Strese karşı reaksiyon verme süreci ilk “alarm” durumu ile başlar. Bu aşamada herhangi bir olayın meydana gelmesiyle denge bozulur, vücut kısa bir süre alarm durumuna geçer, daha sonra denge durumuna gelmeye çalışır. İkinci aşama “direnç” olarak adlandırılır. Savunma mekanizmaları, meydana gelen olaya karşı enerji ve güç ortaya koyar. Bu destek ile kendimizi korumamıza yarayan “savaş ya da kaç” reaksiyonuna zemin hazırlanmış olur.


Eğer dengeyi tehdit edici durum devam ediyorsa üretilen davranış tekrarlanır veya değiştirilir. Ancak tüm çabalar sonucu tehdit ortadan kalkmıyorsa o zaman “tükenme” durumuna geçebilir, zira yeni bir davranış için gerekli enerji depomuz bitebilir.


Stresle beslenmenin ilgisi var mı?
Çoğumuz bazı yiyeceklerin beynimize verimlilik, duygu-durum ve zihinsel enerji açısından fark edilir etkileri olduğunu hissederiz. Örneğin çok fazla çikolata, şeker ve kafein aldığınızda önce mutlu olabilir ama bu besinlerin etkisi geçince kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz. Çok miktarda tuzlu yiyecek ve atıştırmalık tüketip az su içtiğinizde vücudu susuz bırakır ve yorgunluk hissedersiniz. Başınız ağrıyabilir. İngiltere’de bir grup araştırmacının yürüttüğü “The Food and Mood Project” yani beslenme ve duygu durum çalışmasında 200 kişi incelendi, araştırmada stresi daha da artıran ve onlara yardımcı olan yiyecekler belirlendi. Katılımcıların yüzde 90’ı beslenmelerinde kendi yaptıkları değişikliklerin ruh sağlıklarını düzelttiğini bildirdi.
Katılımcılar şeker (yüzde 80), kafein (yüzde 79), alkol (yüzde 55) ve çikolata (yüzde 53) gibi “stresi arttırıcı yiyecekler”i azaltmanın veya tüketmemenin ruh sağlıklarına olumlu etkisi olduğunu bildirdiler. Diğer taraftan stresi azaltmakta destekleyici etkisi olan su (yüzde 80), sebze (yüzde 78), meyve (yüzde 72) ve yağ açısından zengin balık (yüzde 52) gibi gıdaları yediklerinde ise daha iyi hissettiklerini ifade ettiler.


Vitaminin düşmanı stres
Anket ayrıca sağlıklı beslenmeye yardımcı olan bazı stratejileri de ortaya çıkardı. Araştırmayı yürütenlerden biri olan Diyetisyen Elizabeth Somer, öğünlerin düzenli olmasının yanında sağlıklı ara öğünler taşımanın stresi azalttığını tespit ettiklerini bildiriyor ve devam ediyor:
“Stres hormonlarının vücudu vitaminlerden mahrum bıraktığını biliyoruz. Vitaminler kasların gerilmesi ve kan basıncının yükselmesi gibi stres tepkileri için kullanılıyor. Bu nedenle sinir sistemimiz fazla çalıştığında B vitaminine özel olarak ihtiyacımız oluyor. B vitaminleri ayrıca vücut için yiyeceği enerjiye dönüştürmekte de kullanılıyor.”
Az şeker, az yağ, az kafeinDiyetisyen Elizabeth Somer devam ediyor: “Stresli zamanlarda alınan kaloriler, besleyici yiyeceklerden gelmezse vücut için durum daha da zorlaşıyor. Birkaç gün fazla cips yiyip gazlı içecek içmenin sonucu olan hafif bir B vitamini eksikliği bile sinir sistemini alt üst ediyor. Böyle zamanlarda muz, balık, avokado, tavuk ve koyu yeşil yapraklı sebze yenilmeli.
Aşırı stres daha da büyük bir besinsel hasar yaratıyor. Stres hormonları vücuttaki B, C, A vitamini ve magnezyum gibi önemli besinleri tüketiyor. Strese tepki olarak salgılanan hormonlar sakinleştirici hormon olan seratonin seviyesini düşürerek karbonhidrat aşermelerine yol açabiliyor. Karbonhidrat tüketimini artırmak strese toleransı artırabilir ancak özellikle şekerli yiyecekler yemek, kilo alımına yol açabilir. Baskı altındayken abur cubura yönelmemek çok kolay değil. Ancak az şekerli, az yağlı ve az kafeinli yiyeceklere yönelmek bile iyi bir başlangıç olabilir.”

Her zaman manikürlü gibiHer zaman manikürlü gibi

Her zaman manikürlü gibiHer zaman manikürlü gibi

Tırnaklarınızın bakımlı görünmesini en çabuk ve en kolay yolu oje sürmekten geçmiyor. Tırnak parlatma törpüsüyle tırnaklarınızı canlandırın, tırnak diplerinize kütikül kremi sürün. Ve işlem tamam! Çantanızda da şeffaf parlatıcı bir oje bulundurun.

İşyerinizdeki çekmecenizde, başucunuzdaki komodinin üzerinde, çantanızda bir kütikül yağı veya yoğun nem veren bir el kremi bulundurmak, ellerinizin ve tırnaklarınızın her zaman bakımlı görünmesi için çok önemlidir.

Klasik bejler ve açık pembelerin modası hiçbir zaman geçmez ve her ortama uyum sağlar. Ama çok koyu renkli ojeler şu sıralar hiç olmadığı kadar moda. Koyu mürdüm tonlarından, patlıcan moruna kadar uzanan renk skalası ellere çarpıcı bir görünüm veriyor. Unutmayın, koyu renk oje sürmenin tek şartı kısa tırnaklar. Ayrıca koyu renk ojelerle en yakışan tırnak tipi; hafif oval, kenarları küt olanlardır.

27.01.2008

Kaynak : Sabah

Hangi Parfüm Ne Zaman Kullanılmalı?

Hangi Parfüm Ne Zaman Kullanılmalı?


Güzel kokmak isteyip, hangi kokuyu ne zaman kullanacağına karar veremeyenler, bu haberi okusun.

Güzel kokmayı ve kokusuyla hatırlanmayı kim istemez? Bunun için piyasada pek çok alternatif bulunuyor. Hediyelik, günlük, gecelik, spor sırasında ya da sonrasında, ne zaman hangi kokuyu kullanacağınıza karar vermekte zorlanıyorsanız sizin için seçtiklerimize göz atabilirsiniz.


Spor sonrası mis olmak için
Body Shop'un, adını İtalyan prensesi Neroli'den alan yeni parfüm serisi Neroli Jasmin, hem baharat hem de çiçek kokularını sevenleri memnun edecek. Yasemin, portakal çiçeği, sandal ağacı ve vanilya kokularının karışımından oluşan seride bulunan Neroli Jasmin Body Mist, cildi nemlendirme özelliğine de sahip. Yağsız formülü ve hafif kokusuyla özellikle spordan sonra rahatlamak ve tazelenmek için ideal. Neroli Jasmin vücut misti (100ml.) 23 YTL ve bütün Body Shop mağazalarında.

Genç ve rahat erkeklere göre bir hediye
Armani Code, Giorgio Armani'nin yıldızlar için tasarladığı gece kıyafetlerinden esinlenerek yaratılan bir parfüm ama sıcak kokusuyla hem gece hem de gündüz kullanımı için uygun. Berrak turunçgiller ve narin Akdeniz çiçeklerinin enerjik kokusundan oluşan parfüm şık bir hediye olabilir. Armani Code'un 125 ml'lik yeni boyunun fiyatı 229 YTL.

Günün her saati için
Hem kadın hem de erkek için ayrı ayrı setleri olan Equal serisi parfüm, deo roll-on ve dep-stick'ten oluşuyor. Ambalajı yenilenen Equal'ın erkek parfümünde lavanta ve bergamot ağırlıktayken, kadın parfümünde portakal, çam ve elma kokuları ön plana çıkıyor. Özellikle deodorant grubu, hafif ama kalıcı kokuları ve cildi tahriş etmeyen formülüyle günlük kullanım için çok uygun. Equal serisinde 50 ml EDT 23 YTL, 100 ml EDT 27 YTL, deodorant 4,8 YTL, deo roll-on 3,6 YTL ve deo - stick 4,25 YTL'den satılıyor.

Genç kızların değişken ruh halleri için
Hunca'nın genç kızlar için tasarladığı parfüm serisi Fun, Cool ve Sexy olmak üzere üç kokudan oluşuyor. Sekiz saat kalıcılığı olan parfümler renkli metal kutularda satılıyor. Genç kızların iç dünyasını yansıtan parfümler kadar kalıcı kokularıyla deodorantlar da günlük kullanım için ideal. She parfümler 16 YTL'den, deodorantlar ise 3.95 YTL'den satılıyor.

Hem bakım hem koruma
Dove klasik ve Fresh Touch deodorant serileri, terlemeyle savaşırken aynı zamanda koltuk altı bakımını da yapmak isteyenler için birebir. Dove mavi serinin kremsi kokusu gün boyu yumuşak koruma sağlarken, yeşil renkli Fresh Touch serisi ferahlatıcı kokusuyla gün içinde enerjinizi korumanıza yardım ediyor.

Süslü bakım için
Nivea Pearls deodorant serisinde sprey, roll-on ve stik deodorantlar bulunuyor. Kremsi dokusu ve hafif kokusuyla Nivea Pearls, gün boyu koruma arayanlar için varlığını belli etmeyen ama etkili bir deodorant. 3.99-4.99 YTL fiyat aralığına süpermarket ve parfümerilerde bulunabilir.

Tasarım da koku kadar önemli
Eski parfüm şişelerini andıran şişesiyle Oriflame Miss O, kullanması keyifli bir parfüm. Çiçek ve meyve kokularının karışımından oluşan bu parfüm, hem gece hem de gündüz kulanımı için uygun. Greyfurt ve bergamot karışımıyla enerji yansıtan Miss O'nun son notalarında bulunan sandal ağacı kokusu ise özellikle romantiklerin çok hoşuna gidecek. Oriflame Miss O'ya ocak ayında 43.40 YTL'ye sahip olabilirsiniz.

15 dakikada düz fön

15 dakikada düz fön




15 dakikada düz fön
Saçlarınız orta uzunluktaysa ve fazla kıvırcık değilse düz fön için kuaföre gitmenize gerek yok.

Birinci adım

Saçlarınızı yıkadıktan sonra biraz nemini almak için kurutmalısınız. Kuruturken saçlarınızı kırmayacak yumuşak bir fırçayla bir yandan taramanızda fayda var.

İkinci ve üçüncü adım

Saçlarınızın tepesinden bir tutamı tokayla tutturun.Böylece hareket alanınız genişleyecektir. Yanlarını dipten uca doğru saç kurutma makinesi yada saç düzleştirici makineler yardımıyla fön çekerek şekillendirin. Tüm işlemi bitirmeden uçlarını bir kez daha fönle düzleştirin. Çünkü saçın en çabuk yıpranan ve darbe alan kısımları uç kısımlardır.

Dördüncü adım

Sıra, saçlarınızın arkasına geldiğinde öncelikle tepeden topladığınız saçlarınızın ensede kalan kısmına fön çekmelisiniz .

Beşinci adım

İşte son kısım! Başınızın tepe kısmında kalan saçlarınızı en son ve en yoğun şekilde fönlemelisiniz.


http://kadinveguzellik.blogcu.com/ dan izni ile alınmıştır

3 Mart 2010 Çarşamba

Kadının Yaşamdaki Süreçleri Kategori: kadinca Her yaşın kendi tercihleri ve anlayışı var. İşte kadınların süreçleri...

Kadının Yaşamdaki Süreçleri



Her yaşın kendi tercihleri ve anlayışı var. İşte kadınların süreçleri...

Kadının yaşamdaki süreçleri:

YAŞ / İÇKİ
17 – Bira
25 – Beyaz şarap
35 – Kırmızı şarap
48 - Şampanya
66 – Su


SAÇLAR
17 – Yıkamak
25 – Şampuan ve Yumuşatıcı ile yıkamak
35 – Boyatmak, şampuan ve yumuşatıcı ile yıkamak
48 – Boyatmak, bakım yapmak, şampuan ve yumuşatıcı ile yıkamak
66 – Peruğa bakım yapmak


FAVORİ SPOR
17 - Alışveriş
25 - Alışveriş
35 - Alışveriş
48 - Alışveriş
66 - Alışveriş


MÜKEMMEL BİR BULUŞMA
17 - Burger King
25 – Bedava yemek
35 – Elmas yüzük
48 – Daha büyük elmas yüzük
66 – Evde tek başına


RÜYALARIN ERKEĞİ
17 – Uzun, esmer ve yakışıklı
25 – Uzun, esmer, ve paralı bir yakışıklı
35 – Uzun, esmer ve hem paralı hemde akıllı bir erkek
48 – Saçları olan bir erkek
66 – Bir erkek


EVLENMEK İÇİN EN İDEAL YAŞ
17 - 17
25 - 25
35 - 35
48 - 48
66 - 66


İDEAL SEVGİLİ
17 – Yemeği ödemeyi öneren
25 – Yemeği ödeyen
35 – Ertesi sabah kahvaltı hazırlayan
48 – Ertesi sabah çocuklar için kahvaltı hazırlayan
66 – Kahvaltısını çiğneyebilen

hatunca net ten alıntıdır

Image Hosted by ImageShack.us

Model enine örülerek başlanıyor…Genişliği 28 cm.

2 sıra Haroşe,her sıranın başında ve sonunda 4 ilmek haroşe olarak devam edilecek…3.sırada *2 ilmek birlikte düz,2 ilmek birlikte düz,2 ilmek birlikte düz,1 atma,1 düz,1 atma 1 düz,1 atma,1 düz,1 atma,1 düz,1 atma,1 düz,1 atma,2 ilmek birlikte düz,2 ilmek birlikte düz ve yine 2 ilmek birlikte düz olarak devam edilecek..4.sırada bütün ilmekler ters,5.sırada bütün ilmekler düz,6.sıra bütün ilmekler düz,2 sıra haroşe ilede bitiriliyor..



meme estetiği

Meme Estetiğine Dair Herşey...

Kadınlığın simgesi memede artık büyük değil, orta boy hatta küçük beden trendi var. Ancak buna rağmen hâlâ en sık yapılan operasyonlardan biri meme büyütme.

(Hatice Yaşar / Radikal)

Meme estetiğinde tercih doğallıktan yana

Bir zamanlar büyük memeler modaydı. Trend doğallık yönünde gelişince büyük ölçülerin yerini normal boyut, hatta daha küçükleri aldı. Hâlâ büyük bedenleri tercih edenler olmasına rağmen, bunun çok azınlıkta olduğunu belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutlu Sevin, meme cerrahisi operasyonlarının 18 yaşını dolduran her kadına yapılabileceğini söylüyor.

Memeye yönelik en sık hangi operasyon yapılıyor?
En sık yapılanı göğüs büyütme operasyonudur. Göğüs büyütme silikon meme protezleri ile yapılıyor. Daha sonra meme küçültme ve dikleştirme operasyonları geliyor.

Hangi durumlarda meme bir estetik operasyona ihtiyaç duyar?
Memenin estetik operasyona gereksinimini genellikle hastanın kendisi saptar. Bu, genellikle dört sebebe dayanır. Birincisi meme gelişiminin yetersizliğine bağlı normalden küçük olan memelerin büyütülmesidir. Bu durum bazen de doğum sonrası ya da aşırı kilo vermeden sonra göğüslerin küçülmesi sonucu da ortaya çıkabilir. İkincisi ise normalden daha büyük olan memelerin hastada birtakım rahatsızlıklar oluşturması sonucu meme küçültme isteğidir. Üçüncüsü yine doğum sonrası ya da aşırı kilo verme sonucunda göğüslerin sarkması ve bunun için yapılan göğüs dikleştirme ameliyatıdır. Dördüncüsü ise meme kanseri nedeniyle göğsü alınan hastalarda yapılan meme rekonstrüksüyonlarıdır.

Meme büyütme ameliyatı her kadına uygulanabilir mi?
Göğüslerin gelişimini tamamladığı 18 yaşın üzerindeki her kadına meme büyütme ameliyatı yapılabilir.

Hangi kriterlere dikkat edilmeli?
Kişinin arzusu, meme dokusunun büyüklüğü, meme derisinin esnekliği ve göğüs kafesinin ölçüleri göz önüne alınarak göğüsün ne kadar büyütüleceği hastayla birlikte kararlaştırılır. Burada en önemli konu, göğüs derisinin müsaade etmeyeceği büyüklükte bir protezin konmamasıdır. Tüm ameliyatlarda olduğu gibi bu konuda da zorlamayla aşırı büyük bir protez kullanılması komplikasyona davet çıkarır. Bu nedenle ameliyatta ölçü protezleri kullanılır. Protezin yerleştirileceği cep hazırlandıktan sonra tahmin edilen ölçüdeki silikon protezi yerleştirilerek uygun olup olmadığı kontrol edilir. Eğer göğüs derisi gergin ise daha küçük hacimde bir protez tekrar denenir. Uygun hacim için karar verildikten sonra esas konacak protez steril paketinden çıkarılarak yerleştirilir. En önemli komplikasyon ise kapsül kontraktürü veya daha erken devrede dikişlerin açılması, kanama veya enfeksiyon durumudur. Silikon protezler sonuçta yabancı bir madde olduğundan vücuda yerleştirildiğinde etrafında ince bir kılıf tabakası oluşur. Buna kapsül diyoruz. İyi bir ameliyat sonucu için kapsülün biraz gevşek ve ince olması gerekir. Özellikle alabileceğinden daha büyük protez kullanılan hastalarda kapsül kontraktürü denen istenmeyen durum oluşabilir. Bu durumda göğüs küresel bir şekil alır, tabanı daha dar olan bir top şeklindedir. Göğüs sert, bazen ağrılı ve hareketsizdir. Bu durumda kapsülün gevşetilmesi ya da çıkarılması gerekebilir ki bu da ayrı bir ameliyat demektir. Enfeksiyon en korkulan komplikasyon. Tedaviye rağmen düzelmezse protez çıkarılabilir.

Meme büyütme ameliyatı öncesi hazırlık gerekir mi?
Diğer ameliyatlardaki gibi hastanın genel biyokimya ve kan değerleri, kanama pıhtılaşma testleri, akciğer ve kalp incelemeleri yapılır. 40 yaş üzerindeki hastalarda mamografi ve ultrasonografi gerekir. Hastanın ailesinde meme kanseri öyküsü varsa meme muayenesi ve koltukaltı muayenesi çok ayrıntılı yapılmalı. Ameliyatın tüm riskleri, diğer seçenekler hastaya ayrıntılı olarak hem sözlü hem de yazılı olarak anlatılmalı. Bunun için yazılı bilgi formları vardır. Oluşabilecek her türlü komplikasyon, en kötü sonuçlar bile hastaya anlatılır.

Kadınlar ulaşmak istedikleri ölçüyü genelde belirlemiş olarak mı size gelirler? Kadının istediği ölçü mü doktorun önerdiği mi daha önemlidir?
Genel olarak hasta ulaşmak istediği meme ölçüsü hakkında fikir sahibidir. En sık istenen, göğüslerin aşırı büyük olmadan normal ölçülere ulaşmasıdır. Bunun için uygulanan pratik bir yol, hastanın dolgusuz normal bir sütyen takması ve ayna karşısında göğsünün üzerine değişik ölçülerde silikon protez konarak fikrinin alınmasıdır. Böylece ameliyat öncesi ortalama bir protez hacim değeri saptanmış olur.

Meme büyütme işlemi ne kadar sürer?
Ortalama bir-bir buçuk saat kadar sürer.

Ameliyattan sonra iz kalır mı?
Bütün cerrahi işlemlerde iz kalır. Ancak kalan iz, vücut bölgesine, kullanılan dikiş tekniği ve dikiş materyaline göre az veya çok olabilir. Örneğin göz kapakları vücudun en az iz kalan bölgelerindendir. Göğüs ameliyatlarında ise ben, ya meme başı etrafını ya da meme altı kesisisini tercih ediyorum. Meme başı etrafına yapılan keside çok az, neredeyse görünmeyen bir iz kalır. Buna karşılık süt kanallarının bir kısmı kesilir ve ayrıca meme başı etrafında çok düşük bir ihtimal de olsa his kaybı riski vardır. Meme altından yapılan kesi ise konulacak protezin büyüklüğüne göre ortalama dört cm. uzunlukta olup nispeten daha fazla iz bırakmaktadır.

Meme büyütme operasyonu nasıl yapılıyor anlatır mısınız?
Ameliyat, silikon protezlerin yerleştirileceği ceplerin hazırlanmasından ibarettir. Ancak tabii ki bu cebin yerinin planlanması, yeterli büyüklükte açılması çok önemlidir. Kesinin yapılacağı yer ameliyat öncesi hastayla görüşülerek kararlaştılır. Tüm seçenekler hastaya anlatılır. Diğer önemli konu protezin kas arkasına mı yoksa önüne mi yerleştirilmesi konusudur. Daha eskiden tüm meme protezleri göğüs kasının arkasına konuyordu. Bunun nedeni, oluşacak kapsül kontrakrünün kas arkasına konduğunda daha az oranda görülmesi fikriydi. Bu durum, yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştu. Ancak o zaman kullanılan protezler parlak ve kaygan bir yüzeye sahipti. Bu nedenle protez daha sonraki yıllarda cep içinde sürekli hareket ediyor, bu da kapsülün kalınlaşmasına neden oluyordu. Günümüzde kullanılan üzeri pütürlü silikonlar kapsüle yapıştığı için sorun olmuyor. Artık zorunlu olmadıkça protezi kas arkasına koymuyoruz.

Operasyon sonrası nelerden kaçınmalı?
Özellikle kol hareketlerine dikkat edilmeli, ağırlık taşımamalı, itme-çekme hareketlerinden kaçınılmalı. Hastalar, özellikle refleks gerektiren araba kullanma gibi durumlardan kaçınmalı. Ameliyat sonrası bir hafta süreyle istirahat, yorucu işlerden kaçınma uygun olur.

Meme ölçülerinde trend var mı? Bir dönem büyük memeler çok modaydı...
Son zamanların meme ölçü trendi, eskinin aksine küçük ya da normal boyutta memelerdir. Aşırı büyük isteyen hasta oranı çok düşüktür.

Meme protezi patlar mı?
Normal şartlarda patlamaz. Ancak delici bir cisimle yaralanma sonucu patlayabilir. Artık meme protezi çok sağlam bir kılıfla kaplanıyor. Ayrıca içindeki silikon jel teknolojisi de çok gelişti. 'Cohesive gel' adı verilen bu jel yapısında maddenin molekülleri arasındaki bağlar çok güçlendirilmiştir. Eskiden kullanılan protezlerde ameliyattan yıllar sonra silikon jelin kılıf dışına sızdığı ve 'silikonoma' adı verilen tümörlere neden olduğu biliniyordu. Günümüzde kullanılan modern silikon protezlerde ise sızma olasılığı neredeyse sıfıra inmiştir. Ayrıca protez yırtılsa dahi jelin etraf dokulara yayılma olasılığı da çok düşük.

Büyük memeler kamburluk nedeni

Meme küçültme ameliyatı nasıl yapılıyor?
Meme küçültme ameliyatları çok farklı tekniklerle yapılabiliyor. Ancak hepsinde ortak özellik, meme başı ve halkasının olması gereken seviyeye çıkarılması ve memenin uygun yerlerinden doku çıkarılarak küçültülmesidir. Burada en önemli konu, meme başının damarlarının ve sinirlerinin korunarak yeterli kan dolaşımının sağlanmasıdır. Aksi halde meme başı nekroz olup çürüyebilir.

Meme neden küçültülmeli?
Aşırı büyük olan memeler, hastalarda kamburlaşmaya, meme altında mantar enfeksiyonları, ayrıca sutyenin omuz askısının rahatsızlık oluşturmasına kadar çeşitli problemlere neden olabilir.

Meme dikleştirme ameliyatları hangi durumlarda yapılıyor?
Doğum sonrası ya da aşırı kilo alma verme dönemlerinden sonra sarkma oluşuyor. Hacmi artan meme dokusu daha sonra küçüldüğünde meme derisi bu duruma uyum gösteremeyip bol kaldığında da göğüsler sarkıyor.

İleride doğum yapmayı düşünen kadınlar bu operasyonları yaptırabilir mi?
Tabii yaptırabilirler. Ancak göğüslerinde tekrar sarkma olabileceğini bilmelidirler.

Hamilelik söz konusu olması halinde meme protezi çıkarılır mı?
Meme protezleri ne zaman istenirse çıkarılabilir. Ancak hamilelikte çıkarılması şart değildir. Meme protezi meme dokusunun içine değil, arkasına yerleştiriliyor. Bu nedenle meme dokusunu etkilemez. Sadece memeyle ilgili incelemelerde örneğin mamografide meme protezi incelemeyi biraz güçleştirebilir. Mamografinin bu konuda tecrübeli bir uzman tarafından yapılması ve değerlendirilmesi gerekir.

Memeye yönelik operasyon düşünen kadınlara önerileriniz nelerdir?
Önerim hastanın cerrahını seçerken çok dikkatli olması, ameliyat öncesi muayene sırasında tüm konuları ve ayrıntıları doktoruyla görüşmesidir. Doktorun ise ameliyatın sonucunda hastanın neresinde iz kalacağı, oluşabilecek komplikasyonları, riskleri hastaya ayrıntılı olarak anlatması, oluşabilecek iz ile ilgili hastaya örnek resimler göstermesi gerekir.





Şimdi Moda Kaynak Kirpik

Şimdi Moda Kaynak Kirpik
Hollywood'un kadın yıldızlarında takma kirpik modası başladı




Uma Thurman ve Gwen Stefani'nin de müdavimi olduğu takma kirpik uzmanı Soul Lee; "İki saatte, 400 dolara uzun ve kıvrık kirpikler yapıyorum" dedi..

Saça kaynak yaptırmak artık out! Şimdi moda kirpiklere kaynak yaptırmak. Hollywod'un ünlü simaları bu modayı başlattı ve başrolü de New York'taki Shu Uemura adlı merkezde çalışan kirpik kaynağı uzmanı Soul Lee üstlendi. Birçok kadının kirpiklerini bu yöntemle uzun, hacimli ve kıvrık hale getirmek için birbirleriyle yarıştığını söyleyen Soul yöntemini de Harper's Bazaar dergisine anlattı:

Kirpiklere kaynak yaptırmak ne zaman bu kadar moda oldu?

Yaklaşık 4 sene önce. Her şey Kore'de başladı. Koreli kız arkadaşlarımın çoğu, bunu Kore Mahallesi'nde bir yerde yaptırıyordu. Sanırım bu trend Kore'den tüm Asya'ya, oradan da Amerika'ya yayıldı. Birçok ünlü makyaj stilisti, bu işlemi Hollywood yıldızlarına uygulamaya başladı.

2 SAATTE TAMAMLANIYOR

Upuzun kirpiklere sahip olmanın bedeli nedir?

400 dolar. Bu işlemden 3-4 hafta sonra da eğer düşen kirpikler varsa, onların yerine yenilerini yapıştırtmak gerekiyor. İlk seans yaklaşık 2-2.5 saat, rötuş ise bir saat kadar sürüyor.

Bu işlemi yaptırdıktan sonra nelere dikkat etmek gerekiyor?

Kirpiklerinize ne kadar az dokunursanız, o kadar uzun ömürlü olurlar. Gözlerinizi ovuşturmamaya veya kirpiklerinizi çekiştirmemeye dikkat etmelisiniz. Çünkü ek kirpiği kopardığınızda, kendi doğal kirpiğinizi de koparıyorsunuz. Sudan korkmanıza gerek yok çünkü yapıştırıcıya zarar vermiyor. Fakat çok sıcak buhar kirpiklere zarar verebilir. Ara sıra maskara kullanabilirsiniz ama maskarayı tamamen çıkarmaya özen göstermelisiniz. İşlemi yaptırdıktan sonra zaten maskara kullanmanız gerekmiyor.

Kaynak yaptırdıktan sonra kıvırıcı kullanılabilir mi?

Bunu tavsiye etmem. Kaynak yapılan kirpikler sentetik olduğu için kıvrılmazlar. Yani kıvırıcıyı doğru açıyla ve doğru noktadan uygulamanız gerekiyor. Aksi halde doğal kirpiklerinize zarar verirsiniz.

Size göre kirpik kaynağı neden bu kadar popüler oldu?

Aslında ilk ortaya çıktığında, insanlar sadece yıldızların ve makyaj yapmaya çok meraklı olanların yaptırdığı bir işlem olarak gördüler bunu. Fakat sonra doğal, fazla makyaj yapmayan kadınlarda da yaygınlaştı.

Müdavimleriniz arasında hangi ünlüler var?

Geçtiğimiz günlerde Gwen Stefani ve Jennifer Jason Leigh için kirpik kaynağı yaptım. Bayıldılar! Uma Thurman'a da yakında vizyona girecek filmi için kaynak yaptım.

Günde 20 dakikayla dümdüz bir karın

Günde 20 dakikayla dümdüz bir karın

Gergin ve düz bir karın, formda ve güzel bir vücudun aynası aslında. Baharın geldiği şu günlerde daha ince kıyafetler giymek karnımızı ortaya çıkarıyor.

Hasan Gürkan, Formsante
Fotoğraflar: Barış Bil


Uzmanlar karın bölgesini geliştirmek için bu bölgedeki kasları hedef almak gerektiğini belirtiyorlar. Karın bölgesi egzersizlerini evde rahatlıkla çalışabilirsiniz... Süpermen hareketi

Harekete emekleme pozisyonunu alarak başlayın. Kol ve bacak çapraz olacak ve dirsek dize değecek konuma gelmeli. Daha sonra, kol ve bacağınızı yere paralel olacak şekilde uzatmalısınız. Kol ve bacağı kapadığınızda nefes alın; açtığınızda ise nefes verin! Her egzersizde olduğu gibi bu egzersizde de nefes düzeni çok önemi. Bu hareketi kesinlikle kontrollü ve yavaş yapmalısınız. Hızlı yaparsanız çabuk yorulup gerekli olan sayıyı elde edemeyebilirsiniz. Tekrar sayısı 10. Diğer bacak ve kol için de tekrar sayısı 10.

Faydası: Karın bölgesinin sertleşmesini ve biçim almasını sağlıyor. Çaprazlama

Bu egzersiz için sırtüstü yatar pozisyonunu almanız gerekiyor. Bu sırada dizler bükülü olmalı. Diz 90 derece kaldırılmalı (eller kenetlenmeden ensede) ve vücudun üst kısmı yukarıya doğru gelecek şekilde dizlerinize doğru çapraz kalkmalısınız. Yukarı kalkıldığında derin nefes vermeniz aşağıda ise derin nefes almanız gerekiyor. Nefes alıp vermeniz sakin ve yavaş olmalı. Hareketi yavaş ve kontrollü yapmalısınız. Tekrar sayısı 10.

Faydası: Ön ve yan karın bölgelerinin şekil almasına yardımcı oluyor. Ayrıca sırt, boyun ve arka bacak kısımlarının sertleşmesini ve sıkılaşmasını sağlıyor. Bilekler çalışıyor

Egzersiz için düz yatar pozisyonunu almanız gerekiyor. Eller kalça altında olmalı ve küçük top, ayak bileklerinin arasında bulunmalı. Belin zemin ile olan temasını kesmemeye özen göstermelisiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta ise, kamınızın hareket sırasında sıkı ve kontrollü olması. Harekete bacaklarınız yukarıda başlıyorsunuz ve 4'e kadar sayarak aşağıya indiriyorsunuz, Daha sonra 4'e kadar sayarak yukarıya kaldırıyorsunuz. Toplam 8 tekrar yapılıyor.

Faydası: Karın ve bacak bölgesinin sıkılaşmasını sağlıyor. Topu kaldır

Bu egzersiz için ihtiyacınız olan sadece büyük bir top. Egzersize yatar pozisyonda, sırt yerde olacak şekilde ve dizlerinizin altına büyük bir top yerleştirerek başlamanız gerekiyor. Topu ayaklarınız ve bacaklarınız yardımıyla tutmalısınız. Dizleri karna çekmeli ve hafifçe topu yerden kaldırmalısınız, derin nefes alıp vermeyi unutmayın. Egzersizin tekrar sayısı 10.

Faydası: Ön karın ve ön bacak kısımlarının çalışmasını ve sıkılaşmasını sağlıyor. Basen bölgesine şekil veriyor.

Selülite Ve Kırışıklığa Son


Selülite Ve Kırışıklığa Son

Güzel kokmak isteyip deodoranta alerjisi olanlar, selülitten şikayet edenler, genç yaşta göz kenarları kırışanlar bu haberi okusun.

Kendimize yatırım yapmalıyız. Bunu sadece kendimiz için değil, çevremizdeki insanlar içinde yapmalıyız. Yaşamlarımızı iyileştirmek adına yapılacaklar var. Kendimizi sevmeliyiz. Eğer bunu başarabilirsek sevme sanatını başarmışız demektir. İşte o zaman, hem başkalarını sevebilir hem de onlara yararlı olabiliriz. Başkalarının kalbine yalnızca kendi kalbimizi açtığımızda ulaşabiliriz.

* Birçok deodorant denedim. Ancak her defasında alerji oldum. Güzel kokmak için ne yapmalıyım?
2 damla lavanta, 2 damla karanfil, 2 damla yasemin esansı, 10 ml. badem yağı ve 1 çay kaşığı pudrayı karıştırıp her gün temiz cildinize sürün.

* 33 yaşındayım ama göz kenarlarım çok kırıştı...
Göz kenarlarınıza üzüm çekirdeği yağı ile masaj yapın. Haftada üç gün bir çay kaşığı yaş maya ve süt karıştırıp göz kenarlarınıza sürün. 20 dakika bekletin.

* Cildim çok sert ve kuru...
5 gr. beyaz balmumu, 5 gr. lanolin, 15 gr. tatlı badem yağı, 2 gr. buğday özü yağı, 50 gr. gül suyu ve 5 damla gül esansını benmari usulü ısıtın. Karışımı cam şişeye koyup buzdolabında saklayın. Her gün cildinize sürün.

* Saçlarım çok cansız ne yapmalıyım?
50 gr. adaçayı, birer tutam lavanta ve kekiği bir litre suda ısıtıp süzün. Bu karışımla günde iki kez saç diplerinize masaj yapın.

* Saçlarım çok kuru ne yapmalıyım?
Bir yumurta sarısı, bir tatlı kaşığı elmasirkesi, bir tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırıp saçlarınıza sürün veiki saat bekletin. Saça uygun şampuanlayıkayın. Bu karışımı haftada iki üç gün uygulamayaçalışın.

* Selülitim çok fazla...
Taze defne ve biberiyeyi cam kavanoza koyun. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve iki çorba kaşığı soya yağını karıştırın. İki hafta güneşte bekletin. Ardından karışımı süzüp içine 4 limon suyu sıkın. Vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Bu karışım kan dolaşımını hızlandırır. Ayrıca düzenli spor yapmayı ihmal etmeyin. Meyve ve sebze tüketin. Her gün mutlaka bir dilim ananas yemelisiniz. Çünkü ananas metabolizmayı hızlandırır ve yağları yakar.




SUNA DUMANKAYA sabah

iŞTAHINIZA HAKİM OLMA YÖNTEMLERİ

iŞTAHINIZA HAKİM OLMA YÖNTEMLERİ(Bu yazı toplam 3570 defa okundu)

Diyetin en zor kısmı canınızın bir şeyler çektiği zamanlar. Eğer siz de iştahınıza hakim olamıyor, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyuyorsanız Diyetisyen Yasemin Batmaca nın önerilerine kulak verin.

ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN

Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.

ÇİĞNEYEREK YİYİNYiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!

TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRINYapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.Susasıkça Su İçinSu içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir. Susadığınızda gazoz, meyve suyu vs değil su için.

GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPINEgzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYORBeyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.

Yüksek Topuktan Uzak Durun!

Yüksek Topuktan Uzak Durun!
(Bu yazı toplam 1913 defa okundu)

Yüksek topuklu ayakkabılar baldırda, dizde ve ayak parmaklarında büyük hasara yol açabiliyor.

İngiltere de Ayak Bakımı ve Ayak Hastalıkları Derneği nin araştırmasına göre, topuklu ayakkabıların baldırda, dizde ve ayak parmaklarında baskıyı artırarak hasara yol açtığı belirtildi.

Dernekten Mike O Neill, "Topuklu ayakkabılar vücut dengesini öne itiyor. İnsanın vücut dengesini değiştirmesi, omuriliklerine ve sinirlerine çok önemli hasarlar verebilir" diye konuştu.

O Neill, 3 ya da 4 santim topuğun uygun olduğunu, 7.5 santimden daha yüksek topukların ise zarar verdiğini vurguladı.